“İnşaat amaç haline geldi”

Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi ve Gaziantep Ticaret Odası işbirliğinde düzenlenen Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresi sona erdi. Kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken, Türkiye’de inşaat sektörünün bir araç değil amaç haline geldiğini belirterek, “Gaziantep için aynı durum geçerli. Gaziantep’teki sanayiciler, teşvik kredileri, hibeler, banka kredilerini arsa ve emlaka yatırdılar. Gaziantep Sanayisinin bu denli borçlu olmasının nedenlerinden bir tanesi emlak yatırımlarıdır. Herkes kent rantından faydalanmak istiyor” diye konuştu.

“İnşaat amaç haline geldi”
  • 09 Mayıs 2019, Perşembe 18:47

Röportaj: A.DUMAN

Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi ve Gaziantep Ticaret Odası işbirliğinde düzenlenen Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresi sona erdi. Kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken, Türkiye’de inşaat sektörünün bir araç değil amaç haline geldiğini belirterek, “Gaziantep için aynı durum geçerli. Gaziantep’teki sanayiciler, teşvik kredileri, hibeler, banka kredilerini arsa ve emlaka yatırdılar. Gaziantep Sanayisinin bu denli borçlu olmasının nedenlerinden bir tanesi emlak yatırımlarıdır. Herkes kent rantından faydalanmak istiyor” diye konuştu.

Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresine ilişkin Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken, değerlendirmelerde bulundu. Girişken, “Kongrenin Gaziantep’te yapılması büyük bir önem taşıyordu. Gaziantep’te böyle bir içeriğe sahip kongreye ihtiyaç olmasına rağmen bugüne kadar bu kapsamda bir kongre düzenlenmemiştir. Kongrenin Gaziantep’te düzenlenmesi ile ilgili bize çok fazla soru soruldu. Yanıt şöyle; Gaziantep, Türkiye genelinde 2014 yılına kadar konut fiyatlarının en fazla yükseldiği şehir oldu. Türkiye’nin en fazla nüfus artışlarından bir tanesi Gaziantep’te yaşandı. Sonrasında ise hem nüfusu artışı yavaşladı, tersine göç başladı hem de konut fiyatları aşağı seviyelere düşmeye başladı. Emlak, İnşaat ve Gayrimenkul Sektörünün en hızlı şekilde büyüdüğü, fiyat istikrarsızlığına yol açtığı kent Gaziantep oldu. Gaziantep Ticaret Odası İşbirliği ile ortaya bu kongre çıktı. Zorlu bir hazırlık sürecinden geçerek bu seviyeye geldik.”

“EKONOMİDE SANAYİNİN PAYI GİDEREK AZALDI”

Kongreye ilişkin olarak sözlerini sürdüren Girişken, “Kongrenin içeriğinde ve konu başlıklarında sanayi konusu yoktu. Türkiye’nin sanayi politikaları ve Sanayisizleşme en çok konuşulan konulardan bir tanesi oldu. Ümit Özlale kongrede şu konudan bahsetti: Vestel tarafından üretilen bir televizyon, bin dolara satılıyorsa; bunun 875 doları doğrudan Güney Kore’ye gidiyor. Ürünün paneli doğrudan Güney Kore’den geliyor. Vestel yapması gereken yaptırım 2,5 milyar dolar, ancak Vestel İstanbul Zorlu Center’i 2,5 milyar dolara yapmayı tercih etti. Bu kongrenin büyük bir özeti niteliğindedir. Büyük sanayi kuruluşlarından tutun da köylülere kadar herkes inşaata ve kent rantına hücum etti. Bunun sonucunda, şu anda Türkiye ekonomisinde sanayinin almış olduğu pay giderek azalırken; inşaat ve gayrimenkul büyük bir yükseliş gösterdi.”

“YATIRIM YAPMAK YERİNE EMLAKA YATIRDILAR”

“Kalkınmış ülkeler belirli bir noktaya kadar sanayinin gücüyle kalkınıyorlar, belirli bir refah seviyesine geldikten sonra sanayiyi terk etmeye başlıyorlar. Hizmet sektörleri ağırlık kazanıyor. Türkiye ise daha o seviyenin çok uzağında iken sanayiyi ihmal etmeye başladı. Türkiye’yi ileriye taşıyacak sanayi durunca Türkiye ekonomisi de daha kırılgan bir hal aldı. Türkiye’deki sanayisizleşme hamlesinin hemen durması gerekiyor. Türkiye, yeni bir sanayi hamlesine ihtiyaç duyuyor. İnşaat Türkiye’de bir araç değil amaç olmuş vaziyette. Gaziantep için aynı durum geçerli. Gaziantep’teki sanayiciler, teşvik kredileri, hibeler, banka kredilerini arsa ve emlaka yatırdılar. Gaziantep Sanayisinin bu denli borçlu olmasının nedenlerinden bir tanesi emlak yatırımlarıdır.”

TÜRKİYE’DE KONUT SAHİPLİK ORANI DEĞİŞMEDİ

“İkinci önemli ise konut, Gaziantep’te ve Türkiye’de bir yatırım aracına dönüştü. Konutun yatırım aracı haline gelmesi ile birlikte inşaat sektörü de karlı bir yatırım aracı haline geldi. Konutlar artık yerleşim için değil, yatırım için değerlendirilmeye başlandı. Yüzbinlerce konut yapıldı ancak Türkiye’deki konut sahiplik oranı yıllardır aynı seviyede seyrediyor. Konuta erişmesi gereken insanlar, konuta erişemedi. Daha önce konut sahibi olan insanlar yatırım aracı olarak konut satın aldılar. Gaziantep özelinde yapımı tamamlanmış ama satılamamış 20 bin konut olduğunu öngörüyoruz. Yapımı süren konutların tamamlanması ile birlikte bu sayının 40 binlere ulaşacağını tahmin ediyoruz.”

“HERKES KENT RANTINDAN FAYDALANMAK İSTİYOR”

“Gaziantep’te halen büyük bir konut problemi var, kiralar halen yüksek, konut fiyatları çok yüksek. Bu sistem konuta ihtiyaç duyan insanları konut sahibi yapamadı. İnşaat, iyi bir ülke için araçtır, Türkiye’de ne yazık ki amaç haline geldi. Bu nedenle sanayide üretim gerilmesi, ihracatta rekabet edemiyoruz, ekonomimiz kırılgan olduğu için en ufak bir fiyat dalgalanmasında alt üst oluyor. Gaziantep gibi tarımsal zenginliğin üst seviyede olduğu bir yerde köylerde bile marketlerde yumurta alınıyor. Kimse tarım ve hayvancılıkla uğraşmak istemiyor, herkes kent rantının nimetinden faydalanmak istiyor.”

“TÜRKİYE’DE SOSYAL KONUT BULUNMUYOR”

“Türkiye’de sosyal konut denince akla TOKİ eliyle yapılan düşük fiyatlı konutlar geliyor. Sosyal konut bu değildir. Hollanda da konutların yüzde 33’ü, Avusturya’da yüzde 22’si, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde konutların yüzde 17’si sosyal konutlardan oluşuyor. Sosyal konutların mülkiyeti devlettedir. Burada kadar amacı güdülmeden nasıl ki belediyenin kendi otobüsleri varsa, mülkiyeti kamuda olan bu konutlar, ihtiyaç sahiplerinin düşük fiyatlarla konuta erişebilmesini sağlıyor. Gaziantep özelinde bu konutların üretilmesi için her türlü imkana sahibiz. İnsanlara konut aldırabilecek kredi faizlerine sahip değiliz, konut satmak yerine insanlar kiraya verelim. Sosyal Konut olanaklarının değerlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’de sosyal konut bulunmuyor. Türkiye’de hiç kullanılmamış bir model, kaynakları daha iyi değerlendireceğimiz sosyal konut uygulamalarına ihtiyacımız var.”

“SOSYAL KONUTLAR OLUŞTURULABİLİR”

“Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Güzelyurt Konutlarında biz bunu önerdik. Kuzeyşehir Projesinde alanın mülkiyeti tamamen devlete ait. Sosyal Konut konusunda seçenekler oluşturulabilirdi. Devlet, ilerleyen zamanda satılamayan konutları kamulaştırma yoluna giderse, bunları sosyal konut olmaya uygun olanları alarak, pilot uygulamalar yapılabilir. Hali hazırda yapılmış ancak satılamayan konutlar, kira konutu olarak kamu tarafından işletilebilir.”

“20 YIL BORÇ ÖDEMEYE MAHKUM ETMEK DORĞU DEĞİL”

“Yeni yapılacak yerlerde nasıl olacağını görmek için sosyal konutlar düşünülmeli diye düşünüyorum. İnsanlara konut vermesi, bunları takip etmesi kolay bir olay değil ancak imkansız değil. Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait kiralık alanlar bulunuyor. Bu deneyimden faydalanarak işletme modeli uygulanabilir. İnsanları 20 yıl boyunca ev sahibi olmak için borç ödemeye mahkum etmek doğru değil. İnsanlar ev sahibi olmak için çalışıyorlar, halbuki 200 liraya sosyal konutları olduğunu bilseler verimli bir hayat geçirebilirler” diye konuştu.

A.DUMAN

Kaynak: Haber Merkezi
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık