Orhan yalkın

Orhan yalkın

Mail: [email protected]

BÜTÇE AÇIĞI VE VERGİDE REFORM

            Bir yazımda vergilerle ilgili olarak, halka vergi bilincinin aşılanmasını ve vergi kaçağının önlenmesi gereğinden, sigara ve alkollü içeceklerdeki vergi yükünün azaltılmasından söz etmiştim.

Bütçe açıklarını kapamak, en önemlisi vergide adaleti sağlayarak dolaysız vergilerin, vergiler içerisindeki oranını artırmak için yapılması gerekenlere bir göz atalım:

 

Bir kere zaman zaman bazı işletmelerin borçlarının silinmesinden vazgeçilmelidir. Bu suretle bütçeye olan yükü sıfıra düşürülmüş olacaktır.

***

            Kiraya verilen mesken ve işyerleri gibi gayrimenkullerin, devlet tarafından kurulacak bir ofis tarafından kira işlemlerinin yapılması sağlanmalıdır. Çünkü birçok gayrimenkul sahipleri, kira bedellerini noksan göstermekte, dolayısıyla hem gelir vergisi kaçağına hem de vergi stopajının noksan yatırılmasına sebep olmaktadır.

            ***

            Gerek Kurumlar Vergisi gerekse Gelir Vergisine tabi işletmelerin kamuya yararlı derneklere yaptıkları bağışlar sınırlandırılmalıdır. Yapılan bu gibi bağışların, eskiden vergiye tabi matrahın azami %5’i kadarı kazançtan düşürülürken, şimdi yapılan bağışın tamamı vergi matrahından düşürülebilmektedir. Eskiye dönülmelidir. Çünkü bir cami veya bir okul yaptıran bir mükellef, yapılan işin maliyetini şişirebilmektedir. Bu surette vergi matrahını mümkün olduğunca aşağıya çekebilmektedir.

            ***

            “Vergi Barışı” diye bir yola başvurulmamalıdır. Çünkü hem vergide adaleti zedelemekte hem de ‘nasıl olsa vergi barışı olacak’ düşüncesi, vergi beyanlarına etki etmektedir. Vergisini tam ve günün de ödeyenler bu durumdan pek tabii ki rahatsız olmaktadırlar.

            ***

            Özellikle Anadolu şehirlerinde belge almak ve vermek edebi yerleşmemiştir. Bu konuda Fahri Trafik Müfettişliği gibi bir yeminli müfettişlik kurulabilir. Çünkü maliye, belge alıp-verme konusunu takip edecek kadroya sahip değil.

 Böylece hem Gelir vergisi hem de KDV kaçağı asgariye indirilmiş olur. Öyle gıda işi yapan işletmeler var ki vergi kaçırabilmek için kasanın baş ucuna “Kredi kartı geçersizdir” levhasını utanmadan asabilmektedir.

***

Perakende alış-verişlerde kredi kartı kullanımı özendirilmelidir. Zamanla da mecburi hale getirilmelidir. Böylece Gelir Vergisi kaçağı önlenebilir.

***

            Bugün Gelir Vergisinin çoğunu ücretliler ödemektedir. Yukarıda sıraladıklarım üzerinde durulursa, vergide adalet sağlanacağından ücretlerdeki vergi yükü de azaltılabilir.

            ***

            Vergi şurası toplanmalı ve buradan çıkacak kararlara göre hareket edilerek vergide reform yapılmalıdır.

            ***

            Acaba yine havanda su mu dövüyorum?

 

                                                                                              Orhan YALKIN

 

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın