Nejat Güneri

Nejat Güneri

Mail: [email protected]

DÜNÜ ÖZLEM(4)

 

 

Kırkayak’ta “ikindi sazına” erkekler özellikle, kravatlı, ceketli, ütülü pantolonlu maile gelinirdi. Efendi efendi yemekler yenilir, adabıyla çalınan fasıllar, şarkılar türküler dinlenirdi.

Turizm Parkına günün isim yapmış sanatkârları ki, bunar:

Şükran Ay, Neşet Ertaş, Yıldız Tezcan gibi sanatçılar olurdu.

Komşumuz Bakırcı Dudu’nun ahraz kızıyla anlaşmaya çalışan mahalle kızları…

Haznanın kilidini boy köynenin cebine saklayan duvar aşılımız Hıra Zeliha, Pantaziya Nuru gilin sehlik oğlu Mööödddün, suvakçı sekesek Mustafa vardı…

Eşşşşeenen zibil toplayan Zibilci Kara, mahallenin alt başından girdiğinde; “herkes Almanya ya çalışmaya gidip de kendi seçilmediği için eller getti biz kaldık” diye nara atardı.

Bunu duyan mahalleli, “aha zibilci geldi” diye, evde zibil birikmiş zibille kaplarını kapılarının önüne koyarlardı.

Duzlucacı Zengin “ Dokdor Abdadir de yiy bundan. Dokuza galma, sekizde gel” diyerek tuzluca satardı.

Arasa da Attar Gani, Almacı Pazarında Pendirci Morey, yanında ekmekçi Nevres, camide imam Höddübüz Hoca…

Kahvelerde hakiyeciler olurdu…

“İngiliz inneleri, yayla sakızı” diye boynuna astığı tablada öteberi satan uzun boylu kör adam…

Herkes birbirini tanır bilirdi. Herkes birbirine selam verirdi.

O insanların tevekkülleri hırslarından fazlaydı!

Zengin fakir mahallesi ayrı değildi. Aynı dehlizde birlikte yaşar; olanlar olmayanlara verdi.

Büyüğe saygı küçüğe sevgi herkesin sarsılmaz düsturuydu!

Ölüsünde dirisinde bir olunurdu.          

Facebook Yorum

Yorum Yazın