Orhan yalkın

Orhan yalkın

Mail: [email protected]

İBİŞ İLE MEMİŞ

(Yalan)

 

            -Merhaba İbiş Kardeş.

            -Merhaba Memiş. Nereye böyle?

            -Vergilerimi ve kredilerimi yapılandırmaya gidiyorum.

            -Niye ki?

            -Hükümetimiz, Covit-19 salgını dolayısıyla bizi destekliyor ya (!)

            -Başka ülkeler vatandaşına maddi yardım yaptığı halde Hükümetimiz borçları erteletiyor. İslam dini, yardımlaşmaya önem veren bir dindir. Yahu İbiş, okullarımızın çoğu İmam Hatip Okullarına dönüştürülüyor. Bizleri yönetenler, dinimiz bütün olsun diye, dinimize önem veriyorlar. Diyanete verilen bütçe de bunu doğruluyor.

            -Ha!

            -Ne oldu ki?

            -Bize yol gösteren mukaddes kitabımız Kur’an değil mi?

            -Evet. O zaman beni iyi dinle Memiş.

            -Peki.

            -Hacc Suresi 3o. Ayet: “…Yalan sözden de kaçının.” Zummer Suresi 60. Ayet: “Kıyamet günü Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin karardığını görürsün. Büyüklük taslayanların yeri cehennem değil midir?” Ankebût Suresi 68. Ayet: “Allah’a karşı yalan uyduran veya gerçek kendine gelince, ‘yalan’ diyen kimseden daha zalim kim olabilir. Kafirlerin yeri ancak cehennem değil midir?” Mücadele Suresi 18. Ayet “O gün Allah, onları toplayıp yeniden diriltecek; size ettikleri yemin gibi O’na da yemin edecekler ve bir şey yaptıklarını sanacaklar. İşte onlar yalancıların tâ kendileridir.”

            -Peki İbiş. İslam dinine inanıp da neden inandıkları dinin mukaddes kitabı Kur’an ayetlerini bilmezler.

            -Bak Memiş, camilerde namaz kıldıran hocaların çoğu Arapça okuduğu Kur!an-ı anlamazlar. Memiş, Saff Suresi 2. Ve 3. Ayetler şöyle: “Ey iman edenler. Yapamayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz. Yapamayacağınız şeyi söylemeniz, Allah yanında çok nefreti gerektirir.”

            -Dindar geçinenler bunları bilmiyorlar mı? Mesela, Ya Allah-Bismillah deniyor; 3600 ek gösterge sözü veriliyor, ama… gibi.

            -Vallahi buna benim de aklım ermiyor. Hem dindar geçinirler hem Ayetleri es geçerler!

            -Zahir!

            -Memiş, Milli Eğitimimiz için Ortaöğretimde şu iki kitabın okutulması şart: Nutuk ve Kur’an-ın Türkçe Meali. Bu iki kitap sayesinde çocuklarımız, bugüne nasıl geldiğimizi, cumhuriyetin kolay kazanılmadığını ve dinini bihakkın öğrenecektir. Memiş sana bir soru:  Kur’an-ı Arapça okuyup anlamayan mı yoksa Elmalı Hamdi Yazır’ın mealini okuyup anlayan mı dinini bilir.

            -Tabi anlayan bilir.

            -Aferin. Zaten Mukades Kitabımız İbrahi Suresi 4. Ayette “Biz her gönderdiğimiz peygamberi, onlara iyi açıklasın diye ancak bulunduğu toplumun diliyle gönderdik….” Ve  Muhammed Suresi 24. Ayette “…Kur’an-ı hiç anlamaya çalışmazlar mı? Yoksa kalpler üzerinde üst üste kilitler mi var?” diyor.

            -Demek ki Kur’an okunduğun da anlaşılacak. Ve de her dilde okunabilecek.

            -Evet Memiş. Hadi sen, işini yapılandırmaya git; bende biraz nevale alıp evime.

            -Bay bay.

            -Maşallah, o da ne, kibarlaşmışsın. Selametle.

 

                                                                                      Orhan YALKIN

                 

Facebook Yorum

Yorum Yazın