M.Bora Zor

M.Bora Zor

Mail: [email protected]

İNSAN OLMAK

Birkaç ay önce umutla beklediğimiz 2020’nin ilk iki ayı, hiç beklediğimiz gibi geçmedi.

Depremlerde kaybettiğimiz canlar…

Suriye bataklığında verdiğimiz şehitler…

Ekonomi zaten tepe taklak…

İyi başlamadı. Nasıl bitireceğiz?

Şimdiden gün sayıyoruz, 2021 için…

Sorunun yıllarda olmadığı ayırdına varamadan.

**

Sokakta yürüyen insanlara bakın…

Yürüyorlar, ama orada değiller.

Bakıyorlar, ama sizi dinlemiyorlar.

Konuşurken, kafaların başka şeylerle meşgul olduğunu hissediyorsunuz…

**

Mutluluk mu?

Bu şartlarda mutlu olunabilir mi?

Değil mi ya.

Bunca sıkıntı, sorun varken…

Mutlu olamayan insanın savunmasıdır; Mutsuzluğuna suçlu aramak. Sorumluluğu başkasına yüklemek.

George Eliot’un “Hiçbir zaman gökten gül yağmaz. Daha çok gül istersek, daha çok fidan dikmemiz gerekir.” sözü pek uymaz bize…

Tek başına, önce kendimize mutluluk isteriz. Mutsuzluğumuzdan da başkalarını sorumlu tutmak daha kolay gelir bize…

**

Bakın siyasilerimize…

Çözüme değil, kişilere endeksli politikaları ile bizi, her seferinde biraz daha uzaklaştırmak için çaba içerisindeler.

Halbuki bu musibetlerin üstesinden gelmenin tek yolu birlik olmaktır.

Kimi inançlara, kimi milliyetçiliğe, kimi Atatürk’e sarılıyor kendi iktidarlarını sürdürebilmek için.

Kendileri gibi düşünen, kendileri gibi davrananlara yaşam şansı vererek, iktidarlarını sürdüreceklerine inanıyorlar.

Ve gün geçtikçe uzaklaşıyoruz, ayrışıyoruz.

Vatan haini, haysiyetsiz, şerefsiz, onursuz…”

Bu çirkin sözlere tepkimiz, SÖYLEYENE GÖRE değişiyor.

BİZDEN”i hoş görüyoruz da, “DİĞERİ”ni gömmeden rahat edemiyoruz.

**

Albert Camus «Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir.» demiş.

İnsanları sevebilmek için, tüm dünyadaki insanların bize benzemesi mi gerekiyor?

Ve bizden bir söz…

 “Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.”

Bu sözler, sosyal medyada paylaşım aracımız olması dışında artık bir anlam ifade ediyor mu bizim için?

Ataol Behramoğlu, “İnsan Olmak Bu Kadar mı Zor?” başlıklı yazısında şu soruyu soruyor;

“İnsan, kişisel ya da sınıfsal çıkar ilişkilerinin oyuncağı bir kukla mı,

yoksa insan olma adına ve onuruna yaraşır bir varlık mıdır?”

Bu soruyu kendimize sıkça sormamız gerekiyor…

Makale Yorumları

Facebook Yorum

Yorum Yazın