Özgür ZOR

Özgür ZOR

Mail: [email protected]

KİBRİT ÇÖPÜ

Düşün

 

KİBRİT ÇÖPÜ

 

Kibrit kutusundaki kibritler, toplumun içinde yaşayan insanlar gibidir. Hepsi birbirinin aynısı gibi görünseler de her biri farklıdır. İnsanın yaşamı gibi her bir kibrit önce yanar ve sonunda kül olup sönüverir ama etkileri farklı farklı olur. Kimi kibrit çöpü bir amaca hizmet etmek için yanar, kimi amaçsız tüketir ömrünü. Kimi yanarak zarar verir çevresine…

 

– Bazıları öyle incedir ki her an kırılacak, yanmaz diye düşünürsünüz ama en iyi de onlar yanar.

 

–  Bazıları öyle kalındır ki yanınca hiç sönmeyecek diye düşünürsünüz ama alev bile almadan ucundaki kimyasal madde bir anda yanıp sönüverir.

 

– Kimileri düzgün değildir ama yine de eksiksiz görevini yerine getirir.

 

– İlk yanan kibrit çöpleri hep en üstekilerdir.

 

– Binlerce kibrit çöpü bir ağaçtan çıkar da, bir kibrit çöpü yeter koca bir ormanı yakmaya…

 

 – Islanmış bir kutuda yanabilecek kuru bir kibrit kalmamıştır artık… İnsan içinde yaşadığı toplumdan ayrı düşünülemez, ister istemez etkilenir.

 

– Bazı kibrit çöpleri kutuda aykırı bir şekilde diğer yöne bakar ve kutu açıldığında ilk önce onlar fark edilir ve ilk önce onlar yanar.

 

– Bazı kibrit çöpleri birbirine yapışıktır. Biri yanınca diğeri de yanar.

 

– Bazı kibrit çöpleri de kendisiyle birlikte kutuyu da yakan kibrit çöpleridir. İçinde bulundukları toplumu da beraberinde yakarlar.

 

– Bazı kibrit çöplerinin ucunda yanıcı kimyasal maddesi yoktur. Çöp olmaktan öteye geçemez. Kutu içinde amaçsızca işe yaramadan öylece durur. Toplumun içerisinde amaçsız ve işe yaramadan yaşar giderler.

 

Hayat akarken, kibrit çöpü karar vermez nasıl ve neden yanacağına, insan bulunduğu toplumda kendi yolunu çizebilir kader izin verdiği ölçüde…

 

**

 

Hisset

 

Arkadaşım Badem Ağacı

 

Sen ağaçların aptalı

Ben insanların

Seni kandırır havalar

Beni sevdalar

 

Bir ılıman hava esmeye görsün

Düşünmeden gelecek karakış..

Açarsın çiçeklerini..

 

Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...

Bir güler yüz bir tatlı söz..

Açarım yüreğimi hemen

 

Yemişe durmadan çarpar seni karayel

Beni karasevda

Hemde bilerek kandırıldığımızı

 

Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza

Koo desinler bize şaşkın

Sonu gelmesede hiç bir aşkın

Açalım yinede çiçeklerimizi

Senden yanayım arkadaşım

 

Havanı bulunca aç çiçeklerini

Nasıl açıyorsam yüreğimi

Belki bu kez kış olmaz

Bakarsın sevdan düş olmaz

Nasıl vermişsem kendimi son sevdama

Vur kendini sen de bu güzel havaya

 

Aziz Nesin

 

**

 

Gülümse

 

Hayırseverlik

Şehrin hayırsever vakıflarından birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler.

 

Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu.

 

- "Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?"

 

Avukat bir süre düşündü, sonra:

 

- "Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?"

 

Görevli utandı:

 

- "Şey... hayır."

 

- "Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduğunu?"

 

Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken avukat onun sözünü kesti:

 

- "Ya da kızkardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?"

 

Görevli yerin dibine geçmişti sadece,

 

- "Hayır, hiç bir bilgim yoktu ..." diye mırıldanabildi.

 

Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti:

 

"Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?"

 

**

Kulağına Küpe Olsun

 

İnsanın kinden kurtulması en yüksek umuda götüren köprü ve uzun süren kötü havalardan sonra görülen gökkuşağıdır.  Friedrich Nietzsche

 

**

Facebook Yorum

Yorum Yazın