Nil Akan

Nil Akan

Mail: [email protected]

Koçluk Sizi Nereye Götürür? / Yaratıcı Gerilim

Değerli Okuyucular,

Profesyonel Koçluk’un size nasıl destek olabileceği ile ilgili yazı dizimize devam ediyoruz.

Bugünkü konumuz  “yaratıcı gerilim” veya diğer adıyla  “pozitif stres”.

Bundan yaklaşık 15 yıl önce Slovenya’da yaşıyorduk. Eşimle henüz evlenmiştik. Eşimin yoğun bir çalışma temposu vardı. Yeni sorumluluklar, yeni ekipler, yeni bir ülke. Tüm bu değişimin getirdiği stresle hastalandı, anjin oldu. Küçüklüğünden beri bademcikleri vücudundaki en hassas nokta olmuş. Dolayısıyla ne zamanki vücudu kuvvetini yitirse hemen bademciklerine vuruyordu.

Doktora gittik. Antibiyotik verdi. Ancak antibiyotiğin yanında bir tutam da kişisel gelişim önerisinde bulundu. Dedi ki:

“İnsan vücudunu etkileyen 2 tip stres var. Bunlardan biri zararlı stres, yani haddinden fazla stres. Bu stres insanı hasta eder.”

Doktor bunu söylediğinde ben içimden şunu geçirdiğimi hatırlıyorum:

“Haddinden az veya haddinden fazla stres mi olur? Stres strestir ve her türlüsünden kaçınmak lazım!”

Ben aklımdan bunları geçirirken doktor devam etti:

“Bir de faydalı stres vardır. Bizi pozitif anlamda değişime iten, değişimi yönetme gücü veren, bizi iyiye eviren, hadi kalk, yapmak istediklerini yap, diyen stres. Lütfen yaşamınızdaki stres seviyesini bu hadde ayarlayın. Bunu yapabildiğiniz vakit bir daha hasta olmazsınız.”

Doktorun eşime verdiği bu öneri bana çok bilgece gelmişti. Faydalı stres. Yaratıcı gerilim. Pozitif stres. İsmine ne derseniz deyin, bizi iyiye eviren bir stres bu.

Şimdi yıllar sonra Profesyonel Koçluk öğrenimlerimle birlikte Slovenya’daki o doktorun önerisini çok daha iyi anlıyorum. Yaşamınızın herhangi bir alanında bir değişiklik yapabilmeniz için öncelikle o alanda yaratıcı bir geriliminiz olmalı. Yani sizdeki değişimi tetikleyecek yeterli sebebiniz olmalı. Bu öyle bir gerilim ki sizi hasta etmek bir kenara sizi gelişime ve harekete geçmeye zorlayacak. Mesela;

İşinizdenmutsuzsunuz. Sabah canınız yaaktan kalkmak istemiyor, hatta yatağa yapışıp kalıyorsunuz. İş yerinizin kapısına geldiğinizde ayaklarınız geri geri gidiyor.

Veya

Girişimcisiniz, bir iş yeriniz var. İşler yoğun, müşteriler ürününüzü talep ediyor. Ekibiniz var, hatta büyüyor. Ancak işiniz ve ekibiniz büyüdükçe siz 7/24 çalışır hale geldiniz. Herkes herşeyi size soruyor, size onaylatıyor. Şirketiniz büyümesine büyüyor ancak siz içinde küçüldükçe küçülüyorsunuz, kayboluyorsunuz.

Veya

İnsanlarla ilişkileriniz hep kırılgan. İnsanlarla sürekli ve yapıcı ilişkiler kurmakta zorlanıyorsunuz. Ve sonunda yalnız kalıyorsunuz.

Bu ve benzeri örneklerde görüleceği gibi bu gibi durumlara maruz kalan birey strese girecektir. Stresin haddi, yani derecesi henüz bireyi ezmeye başlamadan, yani stres  “yaratıcı bir gerilim” aşamasındayken bireyin atacağı her adım, sağlıklı bir değişime ve pozitif bir sonuca yol açacaktır. Profesyonel Koçluk’un işe yaradığı nokta tam da burası. Birey A noktasından B noktasına gitmek istiyor ve bunun verdiği yaratıcı gerilimle harekete geçmeyi arzu ediyorsa Profesyonel Koçluk kuvvetli bir kaldıraç görevini görür ve bireyi ulaşmak istediği B noktasına, kendi başına gidebileceğinden çok daha hızlı ulaştırır. Kısacası yaratıcı gerilim sizi hayal ettiğiniz noktaya ulaştıracak oldukça etkili bir araçtır.

Eğer birey, değişmesi gerektiğini bilmesine rağmen şu veya bu sebepten değişim sürecini uzatır veya rölantiye alırsa “yaratıcı gerilim”  “çatışma”ya döner. Değişmesi gerektiğini bildiği halde değişimi erteleyen bireyin kendi içinde bir  “iç savaş”  yaşaması kaçınılmazdır.

Şimdiye kadar iki durumdan bahsettik. İlki, yaratıcı gerilimin var olduğu ve bireyin kendisini değiştirme sorumluluğunu üstlendiği durum. Bu durumda Profesyonel Koçluk son derece etkili ve değişimi hızlandırıcı bir kaldıraç görevi görecektir. İkinci durum, bireyin değişiminin sorumluluğunu almadığı ve dolayısıyla yaratıcı gerilimin iç savaşa döndüğü durum. Bu durumda Profesyonel Koçluk etkili olmayacaktır, zira koçluğun işe yaramasının ilk şartı koçluk alan bireyin değişime niyet etmesi ve odaklanmasından geçiyor.

Üçüncü bir durum ise bireyin mevcut konumundan memnun olduğu durum. Bu durumda bireyde herhangi bir gerilim olmadığı için birey herhangi bir değişim yapma ihtiyacı da duymuyor. Bu durumda birey, koçluk veya benzeri bir yardım almadan hayatına mutlu mesut devam edebilir.

Umarım bu yazı koçluğa ihtiyacınız olup olmadığını anlamanıza yardımcı olmuştur. Yaşamınızda herhangi bir konuda A noktasından B noktasına gitmek istiyorsanız, buna son derece niyetli iseniz ancak nasıl gideceğinizi bilemiyorsanız Profesyonel Koçluk size bu noktada iyi bir yoldaş olacak ve performansınızın doruğuna çıkmanıza yardımcı olacaktır.

“Kişinin seçtiği şey hastalık değil strestir. Hastalığı seçen işte bu strestir!”
                                              Irvin D. Yalom

Sağlıcakla,

Facebook Yorum

Yorum Yazın