M.Bora Zor

M.Bora Zor

Mail: [email protected]

ŞAH-MAT

Sayın Cumhurbaşkanı yıllardır mitinglerin ardından satranç setleri dağıtır.

Ne yapılır acaba bu satranç setleri?

Alınıp evin bir yerine konuluyor herhalde.

Oynansa strateji kelimesine bu kadar uzak olmazdık diye düşünüyorum.

İçinde duygu yok, aksiyon yok

Bize has bir oyun olmadığı için bir türlü benimseyemedik satrancı.

Duygularını yoğun yaşayan bir millet olarak açmadı bizi.

**

Satrançta, veziri yedim diye sevinmezsiniz.

Tezahürat da yoktur zaten, sessizce düşünür hamlesini yapar oyuncular.

Stratejiye göre kaleyi de, fili de, atı da feda edersiniz.

An gelir piyonu vezir edersiniz.

Ama hiçbirinin önemi yoktur.

Yediğiniz piyon, fil sayısı belirlemez oyunun sonucunu.

Temeli kendi şahını korumak ve rakibin şahı devirmek üzerinedir.

Şah-mat ile sona erer oyun…

**

Aslında bizim daha çok sevdiğimiz, kahvehanelerde sıkça oynanan “dama” oyununda da mantık aynıdır.

Zaman zaman dama yapmak için, rakibe taş verirsiniz.

Rakibinizin taşınızı yemesi, kayıp gibi gözükse de ardından size bir üstünlüğün yolunu açmaktadır.

Önemli olan o anı değil, birkaç hamle sonrasını kestirebilmektir.

**

Hindistan’dan çıkan satrancın, Müslüman Araplar tarafından Batı’ya taşındığı söylenir.

Bugün Batı, bu çok sevdiği oyunu, kendisine getirenlerin coğrafyasına  kurduğu satranç tahtası üzerinde oynuyor.

Bölgedeki ülkelere vezir, kale, piyon rollerini dağıtarak.

Biz, Cuma Namazını Şam’da kılma hayali ile kendimize vezir rolünü biçtik…

Oyunda gerektiğinde vezirin bile feda edilebileceği gerçeğini unutarak.

Şam’a girip mat etmeyi planlarken, bugün kendi şahımızı korumanın derdine düştük…

**

Barış Pınarı başladığından beri devam eden tartışmalara bakın;

Türkiye kazandı – Türkiye kaybetti…

Neyi kazandık, neyi kaybettik?

Orta Doğu’da oyun devam ediyor.

Oyuncular, bir sonraki hamlesini yapma hazırlığında.

Biz ise çoktan önemini yitirmiş hamleyi konuşuyoruz…

**

Mültecileri getirdik, kaleyi verdik

Piyonun peşinden at ve fili gönderdik, piyonu yemek için saldırıyoruz.

Ancak oyunun başına göre savunma hattımızda ciddi zaaflarımız var.

Şahın çevresi boşaldığı için savunmasız…

İnşallah bir stratejimiz vardır diyorum.

Ama yaşadıklarımız pek umut vermiyor…

Oyunun sonu yaklaşıyor.

Yanlış bir hamle, her an oyunculardan birine “Şah” çektirebilir…

Aman dikkat…

 

 

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın