Özgür ZOR

Özgür ZOR

Mail: [email protected]

Seyyahın hikayesi

Düşün

 

Dağlarda gezen bir bilge kadın, nehirde değerli bir taş bulmuş. Ertesi gün kendisi gibi bir seyyahla karşılaşmış ama seyyahın karnı açmış. Bilge kadın torbasını çıkarmış ve yemeğini onunla paylaşmış. Aç seyyah, bilge kadının torbasındaki değerli taşı görmüş ve taşı çok beğendiğini söyleyip onu kendisine vermesini istemiş. Bilge kadın hiç tereddüt etmeden taşı ona vermiş.

Seyyah karşısına çıkan bu şansa çok sevinip, bilge kadının yanından ayrılmış. Taşın, yaşamının geri kalan kısmını güvence altına alacak kadar değerli bir taş olduğunu biliyormuş. Fakat bundan uzun yıllar sonra seyyah, uzun uğraşların sonunda bulduğu bilge kadının karşısına yeniden çıkmış. Seyyah, bilge kadına, "senden bu taşı değil, bundan daha değerli bir şeyi istiyorum. bana onu verebilir misin?" demiş.

Bilge kadın, seyyahın kendisinden ne istediğini sorunca, seyyah yanıtlamış :

"Bu taşı bana vermeni sağlayan şeyi."

**

Hisset

DAĞLAR

Başım dağ, saçlarım kardır,

Deli rüzgarlarım vardır,

Ovalar bana çok dardır,

Benim meskenim dağlardır.

 

Şehirler bana bir tuzak;

İnsan sohbetleri yasak;

Uzak olun benden, uzak,

Benim meskenim dağlardır.

 

Kalbime benzer taşları,

Heybetli öter kuşları,

Göğe yakındır başları;

Benim meskenim dağlardır.

 

Yarimi ellere verin;

Sevdamı yellere verin;

Yelleri bana gönderin;

Benim meskenim dağlardır.

 

Bir gün kadrim bilinirse,

İsmim ağza alınırsa,

Yerim soran bulunursa:

Benim meskenim dağlardır

Sabahattin ALİ

**

Gülümse

Nereye Takarım?

Doktor, akıl hastasına sorar:

-Bir kulağını kesersem ne olur?

-Canım yanar.

-Ya iki kulağını keserse

-O zaman iyi göremem.

-Peki ama niçin? '

-Niçini var mı canım? İki kulağımı da keserseniz gözlüğümü nereye takarım?..

**

Kulağına Küpe Olsun

En kusursuz cinayet yaşama sevincini öldürmektir.

Paulo Coelho

Facebook Yorum

Yorum Yazın