Nil Akan Palacios

Nil Akan Palacios

Mail: [email protected]

Yaşamadan Ölmeyin...

BİRAZ SOLUKLANALIM

Değerli Yaşamseverler,

Vardır ya, şunu yapmadan ölmeyin, bunu yapmadan bu dünyadan göçüp gitmeyin diyen yazılar. Ben de diyorum ki, yaşamadan ölmeyin!

Peki nasıl yaşamak lazım? Gerçekten YAŞAMAK için ne yapmak lazım? Yazılarımda her daim altını kalın kalın çizdiğim konu bu işin anahtarı: Kalbimizin onayladığı, sevdiğimiz şeyleri yaparsak, kuvvetli yönlerimizi ve değerlerimizi onore edersek ve içinde bulunmaktan zevk aldığımız ortamlarda bulunmaya özen gösterirsek yaşanılası bir hayat sürdürmemiz gayet mümkün hale geliyor.

Bu yaşama hepimiz kendi hediyemizle geldik. Yaşam amacımız. Yaşam amacımızı bulduğumuz anda hediyemiz görünür hale geliyor. Koçluk almaya gelen her müşterimizin bir yaşam amacı var. Bazıları bu amacı bulmak için koçluğa geliyor. Bazıları ise bu amacı besleyen alt başlıklarda ilerleme sağlamak için. Her ne sebep olursa olsun, koçluk almaya gelen müşterilerin aradığı yegane şey kendilerini daha iyi hissetmek, yaşamlarını daha yaşanılası hale getirmek. Çok değerli bir amaç.

Bizi yaşam amacımıza ulaştıracak en kuvvetli araçlardan biri sezgilerimiz. Sezgilerimiz, duyu organlarımızla algıladığımız materyal dünyanın dışında bir şey anlatıyor bize. Sezgilerimiz, yaşamın satır aralarını anlatıyor. Sezgilerimiz, bize yaşamımızı daha iyiye nasıl evirebileceğimizle ilgili bilgi veriyor, ancak bu bilgi bize mantığımız vasıtasıyla değil, algılarımız vasıtasıyla ulaşıyor. Sezgi, mantığımızı kullanmadan ulaştığımız bilgidir.

Mantıkta çok kuvvetli olan bireyler sezgileri görmezden gelmek gibi bir yanılgıya düşerler. Sezgiler, size mantığınızın bulamadığı bilgiyi getirir. Dolayısıyla lütfen sezgilerinize kulak verin. Zira sezgi, mantık gibi uzun analizler yaptıktan sonra bilgiye ulaşmaz. Sezgi hızlıdır, anlıktır, bilgiye ihtiyacınız olduğu anda bekletmeden size o bilgiyi sunar. Yaşamınızı yaşanılası kılmanın yollarını arıyorsanız sezgilerinizi mutlaka kullanın. Yaşam amacınıza ulaşmanın araçlarından biridir sezgi.

Şimdi size mini bir ödev vereceğim. Yapmak için 20 dakika ayırmanız yeterli. Bakalım bu ödev sizde ne gibi farkındalıklar yaratacak?

Boş bir kağıda 20 dakika boyunca kalemi kaldırmaksızın aşağıdaki konu hakkında yazın. El yazısı ile, aralıksız yazın. Yazdıktan sonra yazdıklarınızı sesli şekilde okuyun.

 

Konu şu:

“İşte tam da bunu arıyorum. İçsel hazinemle dünya gereksinimlerinin buluştuğu noktayı.”

Farkındalıklarınızın yolunuza ışık tuttuğu, yaşanılası bir hayat dilerim!

“Yaprak hışırtılarını duyacak kadar duyarlı insan, içindeki sesi de duyabilecek kapasiteye sahiptir.”  Anonim

Sevgiyle…

Facebook Yorum

Yorum Yazın