Hava Durumu

ZAMAN

Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2018 00:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.10.2018 00:49

Zaman ki hızlı akıp giden bir çılgın ve bizler onun esiriyiz...

İster gönüllü ister gönülsüz.

İster nasipli isterse nasipsiz.

İster neşeli, isterse kederli...

Ama bir şekilde bu çılgının zincirlerine mahkumuz.

Su fani olan dünya hayatımızda elimizde tutamadığımız, tutmaktan aciz olduğumuz tek hakikattir. Ne vakit ki zamanı doğru ve güzel şekilde değerlendirebilirsek o vakit,  "zaman çılgınının " efendisi olmayı başarmışızdır. Ayağımıza zincir vuran her ne yaparsak yapalım yine de bizden çok şey alıp götüren, bir vakit on beşinde iken bir de bakmış ki kırkına yolculuk yapabilen bizler tabi ki yine de esirlikten kurtulmuş sayılmayız, ama en iyi fırsatçısı oluruz. Nasıl iyi bir  fırsatçı olabiliriz...?

Zaman öyle değerlidir ki Allah Kuranı Kerim’de Mekke'de nazil olmuş bir çok sürenin başında zamana yemin etmesi, zamanın ne kadar önemli olduğunun açık bir göstergesidir. Allah'ın bir şey üzerine yemin etmesi, o yemin ettiği her hangi bir şeyin çok mühim olduğunu ifade eder.

Zamana kıymet vermek en önemli esastır. İslam’da zamanı nasıl kullandığınız önemlidir. Sudan daha hızlı akıp giden, götürdüğünü bir daha asla ama asla size vermeyecek olan, olmuşa karşı çaresiz bırakan, şüphesiz ZAMANDIR...

Farkında mısınız geçen bir dakikanız dahi o kadar değerli ki dünyada büyük nimetler dahi nimet oldu olalılar sizin zamanınız kadar mühim olmadılar. Ve asla olamayacaklar.

Çünkü sizden geçip giden o bir dakika, insanı ölüme bir dakika daha çabuk yaklaştırır, olgunlaştırır...

Kum saatinin, hayatımızda bize bahşedilen zamanını ona uyarlayıp düşünürsek onun kadar hızlı şekilde geçip giden bir ömür işte...

Bir gün sevdiğim bir arkadaşımla hasbihal ederken, şu cümleyi kurmam onda derin bir  tesir bıraktı:

Canım bak benim zamanım kıymetli her seferinde konuyu başa döndürüp döndürüp evirip çeviriyoruz neticeye gelmek lazım. Evet zaman öyle değerlidiy ki giden dakika ömür kitabımın  sayfasını  bitirme ve yine ömür ağacından düşen bir yaprak misali gibiydi. Ben sayfama değerli bir şeyler karalayabilme ve cok kiymetdar geçirme şansım varken, nefes alıp hâlâ yaşıyorsam benim zamanım çok kıymetlidir.

İşte taberanin naklettigi hadise göre kıyamet günü insana sorulacak dört sorudan ikisini ele alalım. Birincisi:

(1)Ömrünü nerede tükettin...?

İkincisi:

(2)Gençliğini nerede harcadın...?

Bu ikisine verecek cevabımız varsa ne mutlu bize. Merak ediyorum Hiç kendinize soruyor musunuz bu yaşıma geldim şu dünya da geçen zamanlarım nasıl değerlenip gitti? Hâlbuki unuttuğumuz bir hakikat var ki hayatının ve gençliğinin kıymetini bilmek zamana verdiğiniz değere bağlıdır.

Hazreti Ali ra ne güzel demiş;

Meşguliyetten önce boş zamanını, yaşlanmadan önce gençliğinin kıymetini bil...

Yine bir hadisi şerifle konuyu noktalamak istiyorum. Bir gün efendimiz sahabeyle bir yerden geçerken yolda bir genç oturuyordu ve fahri kâinat efendisi oturan gence selam vermeden geçip gitti. Kısa sürede işlerini bitirip aynı yerden tekrar geçtiklerinde orada oturan gence bu sefer selam veren efendimize sahabe sordu;

İlk geçmemizde selam vermeyip ikinci geçmemizde selam vermenin hikmeti nedir diye...

Efendimiz ilk gördüğüm de bomboş otuyordu ve zamanını boş geçiriyordu. İkinci gördüğümde ise eline çöp almış kumu karıştırıyordu, zamanını değerlendiriyordu buyurdular.

Burada anlatılmak istenen zamanınız öyle değerli ki oturup boşa geçireceğiniz bir vaktiniz yok ona göre değerlendirmeye alınız. Efendimiz sav zamanını boşa geçiren bir insanın kıymetsiz olduğunu ifade etmiştir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.