Hava Durumu

F I K R A L A R

Yazının Giriş Tarihi: 26.08.2014 15:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.08.2014 15:36

Bu gün yazacak hiçbir konu bulamadım. Oysa konudan çok ne var, bu ülkede. Yaz yaz bitmez.

Neyse, biz fıkralarımıza bakalım.

 

***

 

HER ŞEY ALLAH’TAN

 

(Bir tren kazasının ‘takdiri ilahi’- Her şey Allah’tan’ şeklindeki yaklaşımlarla açıklanmasını eleştiren birinin, grupta bulunan Avni Anıl’a ne düşündüğünü sorması üzerine, Avni Anıl şu fıkrayı anlatır.

Bektaşi’nin biri her gün kasabada “Her şey Allah’tan, - her şey Allah’tan” diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri, yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan Bektaşi ye arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplar indirmiş. Canı fena halde yanan Bektaşi’nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce:

Delikanlı, “Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah’tandı?”

Baba erenler, “Tabii her şey Allah’tan da, ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum…”

 

KABAHAT TARLAYI GÖSTERENDE

 

Kurak geçen bir mevsimde, köylü yağmur duasına çıkmış. Bektaşi’ye sen de gel demişler. Baba erenler kalabalığa katılmış. Yolda küçük tarlasının yanından geçerken elindeki sopayı tarlaya dikmiş, gökyüzüne bakarak;

“Benim ki de burası” demiş.

Duadan sonra bir yağmur bir yağmur, ortalığı seller basmış. Baba erenlerin tarlasında ne varsa sel alıp götürmüş. Bu manzarayı gören Bektaşi;

“Ulan, demiş kabahat sende değil, bu tarlayı sana gösterende.”

 

AKŞAMDAAAAN AKŞAMA

 

Zaptiye başı yolda çakırkeyif rastladığı Bektaşi’yi çevirmiş ve kükremiş:

“Söyle bre zındık, namaz vakti camii mihrabında secdeye vardığın oldu mu?”

Erenler çok hızlı ve de çok vurgulu bir biçimde:

“Her bayram, her bayram.” Demiş.

Zaptiye başı bu kez:

“Peki, ey kâfir, şarap zıkkımlanır mısın?” diye sormuş.

Bektaşi suçüstü yakalanmış olmanın ürkekliği ve yalana başvurmanın faydasının olmayacağının fark ederek, eliyle küçümseme işareti yapmış:

“Eh, akşamdaaaaaaaaaaan akşama” demiş.

 

OLMAYAN ŞEY

 

Yolu camiye düşen Bektaşi, namazdan sonra cemaat dua etmeye başlamış. Bektaşi ellerini açarak:

“Ey ulu tanrım bana, bol bol şarap lütfet.” Demiş.

Namazını bitiren diğer adam da ellerin açarak:

“Yarabbi, bana iman ver. Beni dinden imandan ayırma.” Diye dua etmiş.

Her ikisini de duyan hoca, Bektaşi’ye:

“Bak herkes Allahtan din, iman istiyor, sende şarap istiyorsun, utanmıyor musun?” demiş.

Bunun üzerine Bektaşi hocaya dönerek:

“Ne yapalım hoca efendi, herkes kendinde olmayanı istiyor.      

   

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.