• 15 Mayıs 2019, Çarşamba 14:26
Orhanyalkın

Orhan yalkın

19 MAYIS

Lozan Antlaşması için bazı çevreler, hep aleyhte söz etmekte, sanki Türkiye’yi yabancılara teslim etmiş gibi gösterme çabası içerisine girmişlerdir. Bu gibi tarih bilmezler, Lozan Antlaşmasını zemmetmektedirler.

Bu düşüncede olan gafillere, Osmanlının imzaladığı, Sevr Antlaşmasını hatırlatmak isterim. 
Savaş sonrası mağlup olan devletlerle İtilaf devletleri barış antlaşması imzalamış; Osmanlı Devleti ile ise 10 Ağustos 1020 günü bir paylaşım Antlaşması olan Sevr’i imzalamışlardır.

Sevr’e göre Türkiye, Samsun, Amasya, Nevşehir, Afyonkarahisar, Kütahya, Eskişehir, Bilecik, Adapazarı, Ankara, Kayseri, Yozgat, Karabük, Bolu, Çankırı, Çorum vilayetlerinden ibaret bir devlet olarak bırakılmıştır

Padişah Sevr Antlaşmasını imzalamış ama Ankara Hükümeti bunu reddederek, imzalayanları da vatan haini ilan etmiştir.

Lozan’ı küçümseyenler, Sevr’in kabul etmediği için Ankara Hükümeti dolayısıyla Atatürk’e minnet duygularını itiraf etmelidirler.

Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisinin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da toplanan İkinci Kurultayında 36,5 saat süren ve 6 günde okuduğu Nutuk’a “1919 yılı Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar.

19 Mayıs, Ülkemizin kurtuluşunun ilk adımıdır. Atatürk ve silah arkadaşlarıyla birlikte Türk Ordusu Sevr Antlaşmasını kabul etmemiş, Atatürk verdiği “Size taarruzu emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zamanda, yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçecektir” emriyle, Yunanlıları denize dökmüş ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Burada Atatürk ve şehitlerimizi Rahmetle, Şükranla anıyorum.

Şimdi Atatürk’ün ileri görüş özelliğiyle söylediği birkaç görüşüne bir göz atalım:

“Düşmanlarımız kendi ihtiraslarını bizim yok oluşumuzla gerçekleştirmek için sahip oldukları güçlerden hiçbirini kullanmıyorlar. Tam tersine, amaçlarına varabilmek için buldukları en önemli araç, yine bizi birbirimizle çarpıştırmak olmuştur.”

“Demokrasi ülkesinin en çağdaş ve en mantıklı uygulamasını sağlayan hükümet biçimi, Cumhuriyettir.”

“En büyük gerçekler ve gelişmeler, düşüncelerin serbestçe ortaya konması ve düşünce alışverişi ile ortaya çıkar ve yükselir.”

“Benim için en büyük korunma yeri, milletimin bağrıdır.”

“Millete efendilik yoktur; hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden, onun efendisidir.”

“Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı duygu olarak, düşünce olarak, eylem olarak bütün davranışlarımızla gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulamayan milletler, başka milletlere av olur.”

“Uygarlık öyle güçlü bir ateştir ki, ona yabancı kalanları yakar ve yok eder.”

“Siyasal, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılan zaferler sonsuz olamaz, az zamanda söner.”

 “Bir ülkede adalet yoksa, o ülkede anarşiden başka bir şey yoktur. Orada hükümet yoktur; orada hiçbir şey yoktur.”

 “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür.”

“Kılıcı kullanan kol çok geçmeden yorulduğu halde, sabanı kullanan kol zaman geçtikçe toprağın daha çok sahibi olur. Kılıç ve saban, bu iki fatihten ikincisi, birincisini her zaman yenmiştir.”

“Cumhuriyet sizden düşüncesi özgür, vicdanı özgür, kültürü özgür nesiller ister.

“Eğitimdir ki, bir milleti özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum olarak yaşatır.”

“Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz; görürsünüz ki, milleti mahveden, tutsak eden, yıkan kötülükler, hep din kisvesi altındaki küfür ve melunluktan gelmiştir.”

“Basın, hiçbir sebeple baskı ve etki altına alınamaz.”

Evet, Atatürk böyle diyor…

Orhan YALKIN


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık