Hava Durumu

Özgür'ce...

Yazının Giriş Tarihi: 22.08.2014 16:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.08.2014 16:04

DÜŞÜN

Takdir Edilmeyi Beklemeyin… Takdir Edin!

Verdiğiniz emeklerin ve uğraşıların karşılığını tam olarak alamamaktan şikayet ederiz. Acaba bize göre ödüllendirilmemiz gereken durumlar, başkalarına yada sorumlu olduğumuz kişilere göre neden normal algılanır? Bunun altyapısı aslında çocukluk zamanlarımıza dek uzanan bir gerçekten kaynaklanmaktadır. Çocukluk dönemlerinde bize öğretilmeye çalışılan her yeni davranış, tarafımızdan yapıldıkça ilk başlarda sevinç gösterileri ve takdirle karşılanır, artık bu davranışla kimseden bağımsız hareket edebileceğimizin ilk sinyallerini vermeye başladığımızı ilan etmiş oluyoruz.

Konuyla ilgili örnek vermemiz gerekirse ; Küçük bir çocuğun yemek yerken kaşığını kimseden yardım almadan tutması artık masada onun da bir yeri olduğunu gösteriyor. Bu davranışa bütün aile bireyleri seviniyor ve küçük çocuğu şımartacak derecede mutlu ediyorlar. Çünkü ona verilecek en güzel hediye sevginin ondan esirgenmemesi. Fakat günün birinde bu çocuk sözünü geçirmek için zıt bir şekilde hareket etmeye başlayınca büyüklerinden beklediği anlayış ve destek yerine bu davranışının sonucu kendisine ceza olarak geri dönüyor. Yani yeni öğrendiği davranışları ilk defasında ödüllendirilirken devamında yapmaması kendisine sorun oluşturuyor.

Bu şekilde yaşanılan deneyimlerle yetişkin birisini ele aldığımızda bazı sonuçlara ulaşabiliriz. Şimdi bunlardan bahsedelim. Hangi ruh hali içerisinde olursanız olun, sizden yapmanızı bekledikleri iş ve sorumlulukların ağırlığı ne olursa olsun kimseyi ilgilendirmiyor. Kaldı ki verdiğiniz çabaların üzerinizdeki baskısını paylaşmak ve biraz da olsa takdir görmek için çektiğiniz sıkıntıları paylaşmanız sadece kulak arkası edilecektir.

Aynı durumda size kendisinden bahseden bir yakınınızın hislerini paylaşmak adına kendisinden takdir duygularınızı kesinlikle esirgemeyin. Amacımız; dünyadaki duyarsızlık adına ne kadar düzeltilmesi gereken mesele varsa bunu empati yeteneği ile kökünden temizlemek için elimizden geleni yapmaktır.

Kendinizle barışık olmanın kazandırdığı avantajla kimsenin birkaç sözüne muhtaç olmayın, bunu karşınızdakinden esirgememek büyük bir erdemdir, evrene gönderdiğiniz her mesaj size fazlasıyla geri dönecektir. Yeter ki buna muhtaç olmadan bekleme zihniyetine ulaşın.(alıntıdır)

**

Gülümse

Kim bilir?

Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş…

İki üç sokak ileride oturan yarı buçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.

Kadın: – Zeytinin iyi mi?

Hoca: – Tadına bak.

Kadın: – Ben orucum.

Hoca: – Madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver.

Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazanlık değilmiş çünkü…

Hoca: – Tuttuğun oruç ne orucu ki?

Kadın: – Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.

Hoca tam zeytinleri veriyormuş vazgeçmiş…

Kadın: – Biraz önce al git dedin noldu da vazgeçtin Hoca?

Hoca: – Get anam get… Allah’a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir.

**

Hisset

ACIYI BAL EYLEDİK

 

                         «pir sultan ölür dirilir»

 

bak şu bebelerin güzelliğine

                    kaşı destan

                    gözü destan

                    elleri kan içinde

 

kör olasın demiyorum

kör olma da 

                   gör beni

 

damda birlikte yatmışız

öküzü hoşça tutmuşuz

koyun değil şu dağlarda

san kendimizi gütmüşüz

hor baktık mı karıncaya

kırdık mı kanadını serçenin

vurduk mu karacanın yavrulusunu

ya nasıl kıyarız insana

 

sen olmasan öldürmek ne

çürümek ne zindanlarda

özlem ne ayrılık ne

yokluk ne yoksulluk ne

ilenmek ne dilenmek ne

işsiz güçsüz dolanmak ne

gün gün ile barışmalı

kardeş kardeş duruşmalı

koklaşmalı söyleşmeli

korka korka yaşamak ne

 

kahrolasın demiyorum

kahrolma da

                   gör beni

 

kanadık toprak olduk

çekildik bayrak olduk

döküldük yaprak olduk

geldik bugüne

 

ekmeği bol eyledik

acıyı bal eyledik

sıratı yol eyledik

geldik bugüne

 

ekilir ekin geliriz

ezilir un geliriz

bir gider bin geliriz

beni vurmak kurtuluş mu

 

kör olsanı demiyorum

kör olma da

          gör beni

Hasan Hüseyin

**

Kulağına küpe olsun

Güneş, herkesin üzerine eşit doğar. Ama gül başka, leş başka kokar.

Mevlana

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.