Hava Durumu

Özgür’ce...

Yazının Giriş Tarihi: 08.10.2014 15:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.10.2014 15:57

Düşün                 

İnanmak

Köyün birinde kuraklık olmuş..Ne tarlaları canlandıracak, ne de hayvanların içebileceği bir damla su varmış..Tam bir kuraklık havası hakimmiş.

Çaresiz köylüler, çareyi Hak kapısında aramışlar..Çoluk çocuk herkesi toplanmış, yanlarına hayvanlarını da alarak, yağmur duası için kırlara çıkmışlar..

Köyün imamı eşliğinde tövbe ve istiğfar edip Allah’tan merhamet dilemişler..

Henüz onlar ellerini indirmeden, Allah’ın inayetiyle gök gürlemeye başlamış..

Köy halkı da sağanak yağmur altında sırılsıklam olmuş..

Sadece şirin bir kız çocuğu ıslanmamış!..

Çünkü dua edince yağmurun yağacağına bir tek o, gönülden inanmış ve yanına minicik şemsiyesini almış.

**

Hisset                               

AKDENİZ Y ARAŞIYOR SANA

 

Akdeniz yaraşıyor sana

       Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun

       Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında

Hiç dinmiyor motorların gürültüsü

Köpekler havlıyor uzaktan

Demin çocuk ağladı

Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine

Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir

Denizi tokmaklıyor balıkçılar

      Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak

      O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği

Hayatta yattık dün gece

Üstümüzde meltem

Kekik kokuyor ellerim hala

Senle yatmadım sanki

Dağları dolaştım

Ben senden öğrendim deniz yazmayı

Elimden düşmüyor mavi kalem

Bir tirandil çıkar gibi sefere

Okula gidiyor öğretmenim

Ben de ardından açılıyorum

Bir poyraz çizip deftere

Bir ada var sırf ebabil

Dönüyor dönüyor başımda

Senle yaşadığım günler

Gümüş bir çevre oldu ömrüm

Değince güneşine

Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını

Gözlerim kamaşınca senden

Ölüm belki sularından kaçırdığım

O loş suda yıkanmaktır

Durdukça yosundan yeşil

Kulaç attıkça mavi

Ben düzde sanırdım yıkıntım

Örenim alkolik asarım

Mutun doruğundaymışım meğer

Senle çıkınca anladım

Eski Yunan atları var hani

Yeleleri bükümlü

Gün inerken de öyle

Ağaçtan izdüşümleriyle

Yürüyor Balan tepeleri

Yürüyor bölük bölük can

Toplu bir güzelliğe doğru

Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize 

 

Can YÜCEL

**

Gülümse                                  

On beş yıl          

Adam, aniden hastalanan karısını hastaneye götürür. Doktor, gerekli muayeneyi yaptıktan sonra adama der ki:

-Size gerçeği söylemek zorundayım. Karınızın durumunu hiç beğenmedim.

Adam doktora bakar ve şöyle söyler:

-Aman doktor bey, ben de önemli bir şey var sandım. Ona bakarsanız ben, on beş yıldır onun durumunu beğenmiyorum…

**

Kulağına küpe olsun                  

Üç sınıf, insan gerçeğini olduğu gibi söylerler. Çocuklar, deliler ve şairler."

İsmet Özel

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.