Hava Durumu

Özgür'ce...

Yazının Giriş Tarihi: 14.10.2014 16:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.10.2014 16:12

Düşün

GİTMEDEN ELİNDEKİLERLE YETİNMEK.

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış.. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şövalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş...

Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş... Ama kız onu da reddetmiş...

Aradan uzun yıllar geçmiş.. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış...Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış... Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel, küçük kasabaya düşmüş..

Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş... Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş.. Bizimki bir zamanlar herkesi reddetmiş olan kızın kocasını pek merak etmiş...

Bir gün gizlenip kocasını evden çıkarken görmüş... Kızın kocası şişman, kel ve çirkin mi çirkin bir adammış... Üstelik zengin bile değilmiş.. Çok merak eden adam kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış.. Kız kapıyı açınca kendini tanıtmış ve neden böyle bir adamla evlenmiş olduğunu sormuş.. Kız da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü koparıp getirirse cevabı vereceğini bu arada tek şartının bahçede ilerlerken geriye dönmemesi olduğunu söylemiş...

Adam da bunun üzerine yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış... Birden çok güzel sarı bir gül görmüş.. Tam ona doğru eğilirken biraz ilerde kocaman pempe bir gül gözüne çarpmış... Tam ona uzanırken daha ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş...

Derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki bir gülü koparıp kıza gülmüş... Bahçenin en güzel gülünü getirmesini beklerken kız bir de ne görsün yaprakları solmuş cılız bir gül..

Bunun üzerine adama dönen kız şöyle demiş : "Bak gördün mü? Her zaman daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın.. Bu yüzden gençlik elden gitmeden elindekiyle yetinebilmeyi öğrenmek gerekir.

**

Hisset

BİR İLKBAHAR ŞİİRİNE BAŞLANGIÇ

 

Hava ne kadar güzel öğretmenim

Yollar ağaçlar kuşlar ne kadar güzel

Yeryüzü pırıl pırıl öğretmenim

Gizlisi saklısı kalmamış dünyanın

Nesi var nesi yoksa dökmüş ortaya

Bütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlar

Sürüngenler, konglomeralar, serhaslar

Hepsi hepsi ortada öğretmenim.

Ne olur biz de gidelim

Burda kalsın kitaplar

Burda kalsın iğneli karafatmalar

Kollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalar

Burda kalsın hepsi

Bomboş kalsın hepsi

Bomboş kalsın evler okullar

Hapishaneler, hastaneler...

Öğretmenim, sevgili öğretmenim

Sırtımıza alırız hastaları

Kim bilir ne özlemişlerdir kırları...

Ya mahpuslar.

Ne sevinirler kimbilir

Sarılıp sarılıp öperler adamı.

 

Melih Cevdet ANDAY

**

Gülümse

Asla      

Bir gün bir Meksikalı, İranlı, Amerikalı oturmuşlar. Kahvede çay içiyorlar.

Çayını ilk bitiren Meksikalı  bardağını havada atar ve derki:

Bizim Meksika’da Cam o kadar çok ki biz asla bir defa içtiğimiz bardakta ikinci bir kez çay içmeyiz.

Buna özenen İranlı da atar bardağını havaya ve derki:

Bizim Iranda o kadar çok kum var ki bizde asla bir kez içtiğimiz bardaktan ikinci kez çay içmeyiz.

Ve bunları gören Amerikalı sakin bir şekilde silahını çıkarıp Meksikalı ve İranlıyı çekip vurur ve derki:

Bizim Amerika’da o kadar çok Meksikalı ve İranlı var ki bizde asla ikinci kez bir Meksikalı ve İranlıyla çay içmeyiz!

**

Kulağına küpe olsun

"İnsanın sevdiğini son kez görmesinden daha kötü olan tek şey; onu son kez gördüğünü biliyor olmasıdır." - Paul Auster

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.