Hava Durumu

Özgür’ce...

Yazının Giriş Tarihi: 23.10.2014 17:03
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.10.2014 17:03

Düşün                        

Kör, Alaca ve Kelin Hikâyesi

İsrail oğullarında biri alaca hastası, biri kör, biri de kel üç kişi vardı. Cenâb-ı Allah, bunları imtihan etmek istedi. Kendilerine bir melek gönderdi. Melek, önce alacalının yanına giderek ona sordu:

-En çok neyi arzulayıp istersin?

Alacalı:

-Güzel bir renk, güzel bir cilt (deri) isterim. İnsanlar beni çok horladılar çok incittiler, dedi.

Bunun üzerine melek, elini onun vücuduna sürdü. Allah’ın izni ile adamın üzerindeki alacalık gitti. Ona, güzel bir renk ve güzel bir cilt verildi.

Melek, sonra ona şöyle sordu:-Peki, en çok hangi malı istersin?

Adam cevaben:-Deve (veya sığır) isterim, dedi.

Bu isteği üzerine ona, on aylık gebe bir deve verildi. Melek adama:

-Bu malın sana bereketli olsun, dedi ve oradan uzaklaştı.

Melek sonra kelin yanına gitti. Ona şöyle sordu:-En çok neyi istersin?

Kel:-Güzel bir saç isterim ki kelliğim gitsin. Çünkü insanlar bu halimle benimle alay ediyorlar, hor görüyorlar, dedi.

Bunun üzerine melek, elini onun başına sürdü ve adamın kelliği gitti. Ona güzel bir saç verildi. Sonra da melek, adama şöyle sordu:

-En çok hangi malı istersin?

Oda; “İnek isterim” dedi.

Melek, ona gebe bir inek verdi ve:-Bu malın sana bereketli olsun, dedi.

Melek oradan da körün yanına gitti. Ona da şöyle sordu:-En çok neyi istersin?

Kör:-Allah gözlerimi bana geri versin, onu isterim ki insanları görebileyim.

Melek, elini onun gözlerine sürdü. Cenâb-ı Allah da gözlerini ona geri verdi. Melek, sonra şunu sordu:

-Hangi malı daha çok seversin?

Adam, “Koyunu severim” dedi ve melek, ona bir koyun verdi…

Aradan uzun yıllar geçti. Geçen zaman zarfında bu üç kişinin hayvanları doğurdular. Birinin bir vadi dolusu devesi, diğerinin bir vadi dolusu ineği, üçüncüsünün de bir vadi dolusu koyunu oldu.

Ve Allah-ü Teâlâ meleği onlara tekrar gönderdi.

Melek önce alaca olan şahsa gitti ve onun eski şekline bürünerek:

“Ben fakir bir kişiyim, beni memleketime götürecek param kalmadı. Muradıma, önce Allah'ın, sonra senin yardımınla erebileceğim. Sana güzel bir ten ve güzel bir renk veren Allah rızası için senden bir deve istiyorum ki bununla memleketime kavuşayım.” dedi. Fakat alacalı: “İyi ama hak sahibi çoktur.” diyerek meleğin isteğini reddetti. Bu sefer melek ona: “Ben, seni tanır gibiyim. Sen, halkın iğrendiği alacalı değil miydin? Fakir iken Allah'ın zengin ettiği kimse, sen değil miydin?” deyince; alacalı: “Atadan ataya intikal ederek bu mal bana miras kaldı.” cevabım verdi. Melek: “Eğer sözünde yalancı isen, Allah seni eski haline çevirsin." diye beddua ederek alacalının yanından ayrıldı.

Bundan sonra Melek, kelin yanına gitti. Kel de alacalının dediklerini dedi ve meleği kapısından kovdu. Bunun üzerine melek ona da aynı bedduayı yaparak, fakir ve kör bir kimsenin suretinde körün yanına gitti.

Kör bakar ki kapısında kendisinin önceden olduğu gibi kör ve fakir bir kimse ihtiyacını dile getiriyor; hiç tereddüt etmeden meleğe şöyle der:

«Gerçekten ben kördüm. Allah, bana gözlerimi geri verdi. Fakir iken beni zengin etti. Onun için işte malım, dilediğini al, dilediğini bana bırak. Allah için bugün benden alacağın şeyden dolayı sana güçlük çıkaracak değilim.»

Adamın bu candan sözleri karşısında memnun olan melek, ona şöyle söyler:

“Malını muhafaza et. Allah, sizi imtihan etti de senden razı oldu. Diğer iki arkadaşın ise O'nun gazabına uğradılar.”

**

Hisset           

MERDİVEN

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,

Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...

 

Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,

Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

 

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,

Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

 

Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,

Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

                Ahmet HAŞİM

**

Gülümse                               

Sinyal  

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?

Temel: - Sol sinyal takıldı da..

**

Kulağına küpe olsun         

Sanma ki dert sadece sende var,

Sendeki derdi nimet sayanlar da var.

{Hz. Mevlana}

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.