Hava Durumu

Sahte şıh

Yazının Giriş Tarihi: 08.10.2018 00:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.10.2018 00:37

Düşün

Sahte şıh

Türkmen evine bir şıh misafir geldi, cübbeli sarıklı uzun sakallı…

Buyur ettiler, köylülerle birlikte odaya aldılar, köylüler ne keramet edecek diye ağzının içine bakarken, şıh arada bir irkilir gibi yapıp “Hoşt” diyordu…

Köylüler bunun bir keramet olduğunu anladılar ama ne kerameti olduğunu anlayamadılar, merakla sordular: “Ya şıh hazretleri nedir arada hoşt dediğin?..”

Şıh:“Bir köpek Kabe’nin duvarına işeyecek gibi niyetleniyor, onu görüyorum, tabii ki hoşt diye kovalıyorum…”

Köylülerin itikadı bir iken bin oldu…

Olanları kapının eşiğinden dinleyen evin hanım ağası sofrayı hazırladı, herkesin önüne üzerinde et olan pilav geldi…

Şıhın tabağında sadece pilav vardı…

Şıh bir süre etsiz tabağa baktıktan sonra, kapıda beliren hanım ağaya “Benim tabağımda et niye yok, bunun bir sebebi var mıdır ey hatun?” diye sordu…

Hanım ağa yaklaştı, tabağı ters çevirdi, onun etlerini pilavın altına koymuştu… Pilavın altında etlerin gözükmesiyle elindeki kepçeyi şıhın kafasına indirdi:

“Ulan deyyus tabağındaki eti göremedin de, Kabe’deki iti mi gördün?..”

 

////

H

Anadolu Sevgisi

Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,

Hele boz dumanlar çekilsin de gör.

Her haftası bayram, her günü düğün,

Hele yaylalara çıkılsın da gör.

 

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;

Kağnılar yollarda, yoncalar dizde...

Saydıklarım damla değil denizde,

Hele bir ekinler ekilsin de gör.

 

Görmedin sen bizim mavi suları,

Karlar eriyince kırar yuları...

Köpük olur beyaz, sel olur sarı;

Hele taştan taşa dökülsün de gör.

 

Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,

Yolları toz, çamur, evleri kerpiç.

O kirli kabukta, o en temiz iç;

Hele bir yakından bakılsın da gör.

 

Anlamaz, bilmezsin sen bizim halkı,

Sevgiyi bulasın, yakına gel ki...

Kalıplar gerçeği göstermez belki

Gönül perdeleri sökülsün de gör.

 

(Dosta Doğru)

 

Abdurrahim Karakoç

 

///

Gülümse

Konserve Olarak

Anneleriyle pazara çıkan iki kardeş aralarında durum değerlendirmesi yapıyorlardı. Biri ne kadar şanslı olduklarını dile getirdi:

-Bahçıvanlar fasulye, domates, biber, patates ekmese biz bunlar yiyemezdik halimiz nolurdu sonra...

Kardeşi sözünü kesti:

-Yoo gayet güzel yerdik niye yiyemeyelim.

-Nasıl yiyecektik ki?

-Konserve olarak :)

 

///

Kulağına küpe olsun

Hayatınız yolunda gitmiyorsa, başkaları için dilediklerinize bir bakın.

 (Yasemin Erkent)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.