2. Çuval Vak'ası...

 

Torba (çuval) olarak adlandırılan kanunlardan bir hukukçu olarak hiç haz etmem, birbiriyle alakası olmayan onlarca kanunun maddesini tek kanunla değiştir değiştirebildiğin kadar. Ne de olsa çuval, sığdır sığdırabildiğin kadar mızrağı... Şapka dense amacıyla daha muvafık olurdu, zira içinden ne tavşanlar ne güvercinler çıktığını aylar sonra fark edebiliyorsunuz.

TSK İç Hizmet Kanunu'nun darbe gerekçesi olarak gösterilen;

"Silahlı kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır" 35. madde ifadesi, "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır" şeklinde değiştirildi.

Değişiklik, darbe önleme amacından çok, TSK'ya çuval geçirme amacı taşıdığı izlenimi veriyor. Malum çuval geçirilen kişinin eli kolu da zaten bağlı haldedir. Bu değişiklikle TSK, iç güvenlik harekatında kullanılamayacaktır ve görevi sadece ülkeye dışarıdan bir saldırı var ise bu saldırıyı önlemektir. Değişiklik NATO Antlaşmasının üye ülkelere sağladığı korumaya benzer bir düzenleme gibi. Malum Nato, ülkedeki iç karışıklıklarda üye ülkelere yardım sağlama gibi bir işlevsellikten uzak. Ancak dış tehditler söz konusu olduğunda NATO devreye girebiliyor, iç tehdit (örneğin Türkiye'nin yıllardır maruz kaldığı terör) söz konusu ise NATO'ya düşen "başının çaresine bak" demekten ibaret...

Değişiklikle valinin il içinde ortaya çıkan ve ildeki kolluk kuvvetleriyle bastırılamayacak olağanüstü ve ani olaylarda en yakın askeri birlik komutanından yardım isteme yetkisi havada kalmış bir yetki konumuna gelmiştir. Valinin (veya merkezi idarenin) herhangi bir ilde çıkan bir olaya askeri birliklerin müdahale etmesini talep etmesi kanunsuz emir konumundadır artık. Zira hiç kimse kanunda açıkça tanınmayan bir yetkiyi kullanamaz.

Oysa darbeyi engellemek için yapılacak daha makul bir dil olmalıydı. Sivil iradeyi vesayetten kurtarmak, darbeleri önlemek kılıfı altında yapılan değişikliklerle önümüzdeki süreçlerin "uzun soluklu, planlı ve düzenli bir kalkışma durumunda iç savaş ihtimali dahil" çok şeylere gebe olduğunu söylemek mübalağa olmayacaktır...