2 TEMMUZU UNUTMAMAK, GELECEĞİ BİRLİKTE KURMAK

Doğayı korumak kadar insan yaşamını, insan onurunu ve toplumsal barışı korumak da ortak sorumluluğumuzdur. Çünkü yaşam; ormanıyla, suyuyla, toprağıyla ve insanıyla bir bütündür.

2 Temmuz 1993'te yaşanan , yalnızca canlarımızı değil; birlikte yaşama kültürümüzü, vicdanımızı ve ortak geleceğimizi de derinden yaralayan acı bir olay olarak hafızalarımızdaki yerini koruyor.

Bugün, Madımak'ta yitirdiğimiz aydınları, sanatçıları ve yurttaşlarımızı saygı, rahmet ve özlemle anıyorum.

Yıllarca doğa mücadelesi içinde edindiğim en önemli değerlerden biri şudur: Doğa, hiçbir canlıyı kimliği, inancı ya da düşüncesi nedeniyle ayırmaz. Biz insanlar da aynı anlayışla; farklılıklarımızı zenginlik kabul eden, sevgiyi nefrete, dayanışmayı ayrımcılığa, aklı ve bilimi karanlığa üstün tutan bir toplumu birlikte inşa etmek zorundayız.

Geçmişin acılarını unutmadan, onlardan ders çıkararak; demokrasinin, laikliğin, hukukun üstünlüğünün, düşünce ve inanç özgürlüğünün egemen olduğu, hiçbir insanın kimliği nedeniyle ötekileştirilmediği bir Türkiye umudunu büyütmeye devam edeceğiz.

Madımak'ta yitirdiğimiz tüm canları saygıyla anıyor; acının değil barışın, nefretin değil sevginin, ayrışmanın değil kardeşliğin egemen olduğu yarınlar diliyorum.Madımak katliamında yakılarak yaşamı sona eren şair Metin Altıok'un "Yaşamak görevdir bu yangın yerinde,Yaşamak İnsan kalarak..Ve,Nazım Hikmet'in şu dizeleriyle bitirelim;

"Bir ağaç gibi tek ve hür,
Bir orman gibi kardeşçesine..."

ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ,ÇARE SİZSİNİZ...
YÜK.İNŞ.MÜH.M.SAİT KÖSE