Kafam gerçekten almıyor!
İnsanlar… Hayır, arkadaş insanlar
Ki; insanoğlu bu kadar kötü, bu kadar acımasız ve gaddar olmaz! Bunlar mutlaka başka bir kişilik içindeler, başka bir boyutun yaratıklarıdırlar!
Bunlara yaratık demek dahi yanlış. Gerçek yaratıklara hakaret olur. Çünkü yaratık denilen mahlûkatlar bile, ancak kendini korumak için muhatabıyla acımasızca mücadele eder.
Bunlar kalleşçe, sinsice saldırıyor; erkekçe vuruşmaktan korkuyorlar!
Bu bir zevk almak işiyse, eğer… 1-2 dakikalık zevk için bigünah o kadar insanın kanına girmeye değer mi?
O kadar canın, canını yakmaya değer mi?
Yahu siz ne istiyorsunuz bu masum, bigünah insanlardan? Derdiniz ne sizin? Bir defacık da olsa bizim derdimiz şu deme yürekliliğini gösterseniz!
Yalnız duanız, talebiniz, isteğiniz mantık çerçevesinde ÂMİN denilecek dua olmalı. Yani camide imam efendinin “yarabbi şu camii başımıza yık” dediğinde cemaatin ÂMİN demeyeceği gibi olmamalı…
Bu tür acımasızlıkların, gaddarlıkların menşei bir beynin neresin de olur? O beyin ki, kendi içinde böyle bir pisliğin, virüsün var olduğunu bilse, anlasa…
O beyin bütün hücreleriyle kendi kendini inkâr eder!
Bu acımasızlık niye?
Bize bu acıyı yaşatanın 12-14 yaşlarında bir çocuk olduğu söyleniyor…
O çocuğun beynini böyle bir acımasızlığa, yıkayıp şartlandıran üst akıl, cennette hurilerle olacaksın diye mi şartlandırdın o manyağın olmayan aklını?
Ama bütün bunlara rağmen hiçbir zaman, hiçbir şekilde kötülük virüsünün ablukasında olan o küçücük beyinciğindeki düşüncen gerçekleşmeyecek, gerçekleştiremeyeceksin!
Yaptığınız bu melanetler sadece ve sadece ahalinin kinini size karşı daha da büyümesine neden oluyor. Sanmayın ki, bu kin sizin beklediğin gibi bir halk kapışmasına dönmeyecek…
O halk, o ahali sizi inan ki TÜKÜRÜĞÜYLE BOĞACAKTIR!