AÇILACAK(MIŞ) – AÇILIYOR(MUŞ)!

 

AÇILACAK(MIŞ) – AÇILIYOR(MUŞ)!

Sanki bahsi geçen yerler şimdiye kadar kapalıydı da; bu nedenlerden dolayı da, ahali açlıktan-susuzluktan mı kırılmıştı?

Üzerlerine giyecek şunları-bunları alamadıklarından dolayı çırılçıplak mı kadı

Da…

Ülkede AVM’LER bir tuhaf aceleyle açılıyor?

Ne oluyor, bu acele niye?

Üç-beş katlı ve de her türlü esnafın alış-veriş yaptığı bu merkezlerde şimdiye kadar uygulana gelen virüs belasıyla mücadele kurallarına uyulup uyulmadığı açıldığında AVM’LERE aç kurt gibi saldıracak olan ahali nasıl ve hangi kuvvet tarafından kontrol edilecek, denetlenecek?

Kurallara uyum nasıl sağlanacak?

Diyelim ki…

Giriş çıkışlarda ahalinin yüzünde maske var mı, eldiveni var mı?

Bakıldı?

Daha sonra?

Dükkânlarda-mağazalarda omuz omuza alış verişler, dükkân dükkân-mağaza mağaza mı denetlenecek?

Nasıl kontrol edilecek?

AVM’LERE gelenler belirli mesafe de ekmek kuyruğunda bekler gibi AVM’LERİN kapısı önünde bekletilerek mi içeriye alınacak?

İçeriye girenler çıkmak bilmezlerse? Dışarıda ki kuyrukta bekleyenlere ne zaman sıra gelecek?

Böyle bir denetlemeye, böyle bir kontrole yeterince eleman nasıl ve nereden sağlanacak?

Kâfelerde günlerdir bir birinden uzak kalmış iki arkadaşın karşılıklı oturdukları masaların da “nasılsın babından” hasretle tokalaşmaları, el sıkışmaları nasıl kontrol edilecek, denetlenecek?

Ve…

Bu masumane toklaşma, el sıkışmalar baş belası virüse DAVETİ YE olamayacak mı, olmaz mı?

Biz zoraki uygulamalara, konulan kurallara uymayı sevmeyen, içine sindiremeyen bir milletiz!

AVM’LERİ dolduran ahalinin virüstü, hastalıktı dinleyeceğini, önemseyeceğini ve de dikkate alacağını sanmak; safdillik olur gibi geliyor, bana!

Her şeye rağmen…

Ülke olarak bu beladan en az hasarla ve de en kıssa zamanda kurtulmamız için, kesinlikle:

Panik yapmayacağız…

Telaşlanmayacağız…

Hele hele…

Tedbiri elden bırakmayacağız…

Bu pislikten bir an evvel kurtulmanın başka yolu yok!