Bir İngiliz ekonomisti olan Thomas Gresham 1550’li yıllarda “Kötü para, iyi parayı piyasadan kovar” şeklinde ekonomik bir kanun ileri sürmüştür. Bu tarihlerde bütün ülkelerde para olarak altın ve gümüş gibi değerli madenler para olarak kullanılıyordu. Osmanlı’da da durum aynıydı. İki değerli madenin birlikte para olarak kullanılması, ekonomide ‘Çift maden para sistemi’ olarak anılır.
Altın ile gümüş arasında bir oran kurulmuş buna göre her iki değerli madenden yapılan ve ülkelerin kendi özelliklerine göre isimlendirilmiş paralar piyasada iş görürdü. Örneğin Abdülmecit döneminde 1 altın liranın karşılığı 5 mecidiye idi. 1 Mecidiye ise 20 kuruştu.
Zamanla değerli madenlerin üretim miktarları dengeyi bozmuş, gümüş, altından daha çok üretilince Gresham Kanunu işlevini göstermiş, altın ile gümüş arasındaki denge bozulunca altının piyasadan çekildiği görülmüştür. Yani altından yapılmış para iyi para, gümüşten yapılmış para kötü para durumuna düşmüştür. O zaman tek maden sistemine dönülmüştür.
***
Aynı kanun, kâğıttan yapılmış paralar için de geçerlidir. Önce şunu bilmek gerekir ki ülkelerin parasına değer veren unsur o ülkenin ekonomik gücüdür. Ekonomisi güçlü ülkelerin paraları değerlidir. Bu bir kere bir kenara koymak gerek.
Ülkeler arası paranın birbirlerine karşı değerleri kur ile belirleniyor. Eğer bir ülkenin parası diğer yabancı paralara karşı değer kaybediyorsa kötü para durumuna düşer ve elinde milli para olanlar döviz-efektif veya altına yönelir. Bu eşyanın tabiatı gereğidir.
Peki milli paranın döviz veya altına kaçması önlenemez mi?
Bu sorunun cevabı “güç de olsa elbette önlenebilir.”
Vatandaş elindeki paranın değer kaybetmeyip, üstelik satın alma gücünün arttığını görünce parasını ne dövize ne de altına yatırır.
Para politikalarını özerk merkez bankaları yürütür. Para değer kaybedeceği sezinlenince faiz artırılırsa kaçış önlenebilir.
***
Türk Lirası özellikle 2021 yılının son aylarına doğru büyük miktarda değer kaybediyor. Dengeyi sağlayabilmek için faiz artırılacağı yerde merkez bankası yetkilileri faiz düşürüyor. Hal böyle olunca yukarıda açıkladığım gibi kötü para iyi parayı piyasadan kovuyor.
Ekonomi okumuş ve okutmuş bir kişi olarak merkez bankasının bu tutumunu bir türlü anlamıyorum, anlayamıyorum. Yönetenler de ekonomi dalında öğrenim görmüş kişilerdir. Birçok ülke merkez banka yöneticileri paralarının değer kaybını önlemek için faizleri artırırken bizim Merkez Banka yöneticilerinin böyle davranmalarının cevabı ancak şu olabilir:
Demek ki başka bir düşünceleri var!?
***
Hakim Temel’e sorar:
-Temel, davacıyı merdivenden ittin mi?
Temel yanıtlar:
-Sadece bir basamak ittim, diğerlerinden kendisi düştü.