Akil'lere aklım ermedi...

Dün gazeteciler olarak Akil İnsanları dinlemeye gittik.  Ancak ne söyleyeyim 3 saatlik görüşmenin sonucunda salondan aklım daha karışmış ve daha endişeli olarak çıktım.

Dün salonda gördüm ki; her geçen gün biraz daha agresifleşiyor, daha da tahammülsüzleşiyoruz.

“Size dinlemeye geldik” diyen Akiller’e dermanımızı aktarırken, birbirimize girmeye ramak kaldı.

Meslek icabı bir çok yerde bir araya gelen,  aynı mesleğin üyeleri, birbirlerinin farklı görüşlerine tahammül edemiyorsa, toplumdaki ayrışmaya ne diyebilirsiniz?

**

Akil insanlar neler mi dedi?

“Barış sürecine destek verin, ama süreci sormayın” dediler...

“Gazeteciler muhalefet yapmasın.” dediler...

“Ülkenin bu hale gelmesinin sebebi, anayasadaki kırmızı çizgilerdir.” dediler...

“Türkiye Cumhuriyeti 100 yıllık süreçte bu konuda başarısız, ama geride 500 yıllık bir Osmanlı süreci var.” dediler...

“Yaşananlarla ilgili tahammül edin, sabırlı olun.” dediler...

“Baskı yapın, muhalefet sivil anayasaya destek versin.”dediler...

**

Ama bu toplumda uzlaşıyı sağlamak için şehir şehir gezen heyetin, neden muhalefet partileri ile görüşmediklerine net bir cevap veremediler. ( Görüştüklerini söylemeleri üzerine hem CHP’ye, hem MHP’ye sordum. Heyetten görüşme için hiç bir talep gelmemiş. Gelse memnuniyetle kabul edeceklerini  belirttiler. Düşünün toplumsal uzlaşı ararken, farklı düşünceyi görmezden gelirseniz bu uzlaşı arayışı ne kadar başarılı olabilir?)

Toplantıya davetli olmamasına rağmen gelip görüş belirten İşçi Partisi’ni eleştirirken “ Bu partinin Ergenekon Terör Örgütü ile bağlantısını bilmeyen yok.”diyen akil insan, bir başka terör örgütü PKK ile muzakereleri desteklediklerinin farkında değil miydi acaba?

Ve en önemlisi; Her ülkenin olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin de var olan kırmızı çizgilerinin üstünün çizilebileceğini dile getirebildiler.  Hatta yaşananlardan bu kırmızı çizgileri sorumlu tuttular.

Kısacası meslektaşlarımın bu konuda birbirleri ile yaşadığı diyalogları gördükten, ülkenin geleceğini sadece “Kürt kökenli Vatandaşların” haklarına endeksleyen konuşmaları duyduktan sonra, her zamankinden daha endişeli çıktım o salondan...