ALAVERE DALAVERE

Siyasetten tut, esnaflık hayatımda bu güne kadar, her türlü girişimler ve sosyal etkinliklerde yer aldım. Basında dersen, halkla iç içe,bazen acı bazen tatlı olayların yaşandığı ,hayatın bütün çilelerine tanık oldum.

1974’den beri ülkede yaşananlar ve gelinen noktalar görünüyor. 1980öncesi ve sonrası yaşananlar ve içinde bulunduğumuz ,  mağduriyetler ile 2014  yılına kadar bir film şeridi gibi gözden geçirince, yaşadığım gördüğüm en acımaz. Yıllar içinde var olansa, 1980, 82 ve sonrası yeniden var oluşun kapılarını aralamak ve o günkü Özal hükümetinin, köşe başlarını tutarak kendi zenginlerini yaratması ve davulcu zurnacı , çatışması ile ülkeyi sürüklediği duruma dur demek gerekliydi.

1985 sonrası, siyasete yeniden dönüş ve pasif olarak bazı olaylar ile gündemi takip etmek.1995, yeniden siyasette baş gösterip yeniden halk ve hakların savunuculuğuna , soyunurken, ülkenin ve cumhuriyetin savunucuları olarak, merhum Ecevit’ten aldığımız bazı ön sezilerle yazarlığa soyunduk. Bir girişimle 21 köşe yazarı arkadaşla, Gaziantep, Pozitif dönüşüm Gazetesini çıkarmak için mücadele verdik.

Tabi burada o gün 21 köşe yazarı olan çok arkadaşımız hepside demokrat insanlardı. Tek düşüncemiz ülkemiz halkımız ve ilimiz içindi. Bu mücadele içinde devam eden , haftalık gazetemiz. Bayide tutmuştu. Ancak bazı nedenler sonrası, 1997de kapanınca,kapağı yeniden siyasete atarken bir yanda da Halil Zor’un yanında yazmaya başladım.

1997 DSP’ye katılımım ile yeniden siyasete dönmemdeki tek nedense, ülkedeki bazı başı bozukluklar ile mücadeleye  devam içindi. Ancak kendimi bir anda DSP il yönetiminde ve basın protokollerden sorumlu il yönetim kurulu üyesi olarak,arkadaşların takdiriyle , mücadeleye devam etmeyi , halkın bizlere ihtiyaç duyduğuna inandım.

1999 seçimleri ile başlayıp, 2001 yıllarına kadar,bazı yaşananlara bakınca, ülke üzerinde dönen dalavereler ile  başlayan siyasetin kızışması ve bazı güçlerin ülke üzerindeki egemenliklerinin ağır basması  ve gelinen nokta.

İşte geçmişi yaşayarak gelip şu anki ortama bakınca,siyasetin dalaverelerle dolduğu, ülkesini halkını savunanların, susturulduğu  ve ülke üzerinde oynanan oyunların içinde kimlerin rolü ne kadar, kimlere uşaklık ediyorlar amaçları nedir?

Diğer taraftan vatandaşa bakınca, sanki vatandaşta alışmış dalaverelere hem ağlayıp hem oynuyor.O zaman burada bir terslik var. Kim alavere dalavere içinde , kime  kulluk ediyorlar. Allaha kulluk etselerdi. Ülke bu günkü duruma gelmezdi. Çünkü kula kulluk etmek, Allaha şerh koşmaktır. Onun içinde Allah layık oldukları , yönetiliyoruz. Gidin ne haliniz varsa görün, der gibi,aslında yaşadığım tarihler içinde çok anlatacaklarım vardı. Ama bir başı da yasaklara dayandığı için açıklamak istemedim. Çünkü ABD, uşakları ülkede ağır bastı.