Aleviler ve Cem Evleri Talebi

Uzun süredir gündemi oyalayan konulardan biri Aleviliğin İslam’ın içinde olup olmaması sorunudur, tartışmasıdır.

Alevilerin Cem Evi Talebi Meclis Başkanı Cemil ÇİÇEK tarafından “işin ehline” yani Diyanet İşleri Başkanına soruldu.

Soru, Alevilik İslam’ ın içinde mi? Yoksa dışında mı? olduğu, Sayın Süleyman ATEŞ de dahil Diyanet, Aleviliğin İslam’ ın içinde olduğunu ve İslam’ da ibadet yerinin cami olması gerektiğini, bu nedenle Alevilerin camide ibadet yapmaları gerektiğini söylediler, ve yıllarca dışlanmış büyük çoğunluğu camiye davet etiler.

İslam’ da mezhepler var ve Diyanet İşleri Alevilerle ilgili böyle bir görüşü bildirme hakkını kendinde görerek ve ya gördürülerek sorunu çözmek bir yana her zaman olduğu gibi meseleyi ötelemiştir.

Ya da iktidarın istediği yanıtı vermiştir.

Dikkat çekmek istediğim bence en önemli konulardan biri de özellikle kapitalizmin motor gücü ile ilerlediği yüz yıl da din adamlarının toplumsal olaylarda zarar görmedikleridir.

Bu da ayrı bir gündem konusu .

Alevilerin camiye gitmediklerini bilerek yapılan bu açıklamalar sorunun çözümsüz kılıyor.

Aleviler kendilerini “dışlanmış” hissetmektedirler.

Sivas örneğinde olduğu gibi canlarına kast edildiklerini düşünmektedirler.

Hz.Ali’ nin camide vurulması birlikte İslam’ da ciddi bir ayrılık olmuştur. Aleviler camiyi terk etmişlerdir.

İslam’ da ibadet için cami ve cem evi birer simgedir. İslam’ da ibadet her yerde yapılabilir. Bir de Yaşar Nuri Hoca’ nın dediği gibi İslam’ da ibadet yeri aslında mescittir, cami ve cem evi halkın sorunlarının konuşulduğu toplanma yeridir.

Aralarındaki en önemli farklardan biri de camilere herkes girebilirken, cem evlerine küs ve hak yiyenler, olanağı olduğu halde borcunu ödemeyenler giremiyor.

Bu durumdaki insanların girebilmesi için rıza alması ve dedenin önünde barışması gerekmektedir.

Sunilerde kıble Kabe iken Alevilerde kıble insandır.

İnsanın kalbine ulaşmayı ibadet sayarlar.

Halka namazı olarak adlandırılan yüz yüze ayakta kılınan namazın ortaya çıkışı da Hz.Ali’ nin namaz kılarken sırtından bıçaklanmasından dolayı, Hasan ile Hüseyin namaz kılarken onları korumak için Çember oluşturulması. Bu nedenle o zamandan beri halka oluşturularak namaz kılınır.

 

Camiye küsen aleviler cami dışında oluşturdukları halk kültürü ile yeşil coğrafyanın içinde İslam’ da bir zenginlik oluşturmuşlardır.

Bunun kabul görmesine rağmen bazı kesimler tarafından “ katli vacip ” bazı kesimler tarafından da İslam’ ın içinde olduğu kabul edilerek camiye davet edilerek yok sayılması ve küçük görülmeleri sorunu çıkmaza götürüyor.

Diyanet sadece Suni İslam’ ın diyaneti olmamalı, bu anlayış dışlanmışlığı da beraberinde getirir, coğrafya da yaşayan her canlının kendini nasıl mutlu his ediyorsa ibadethanesi de diyanet tarafından hazırlanmalı.

Demokrasi diyerek ağzımızda sakız haline getirdiğimiz şey aslında budur, yani karşılıklı saygı, hoşgörü ve anlayış.

Bunu bir bütünün parçası olan Alevilere göstermeyeceğiz de kime göstereceğiz?