DüşünHasan "yakın zamanda aldığım üç ders şunlardı" der;
İlki bir hırsızdandı. Ormanda yürürken yolumu kaybettim. Ona rastladım. Bir gece beni misafir etmesini rica ettim. Hırsız olduğunu ve bunun beni rahatsız etmeyecekse kalabileceğimi söyledi.
Bir gece kalacakken bir ay kaldım yanında. Her sabah aynı saatte işe çıkardı. Döndüğünde "Bugün işlerin nasıldı?"diye sorardım. O da "Bugün kötüydü ama yarın bir daha deneyeceğim. Umarım daha iyi olur." derdi. Asla umutsuzluğa kapılmazdı. Bana;
YARIN BELKİ AMACIMA ULAŞIRIM. YARIN YENİ BİR GÜN diye düşünebilmeyi öğretti.
İkinci hocam bir köpekti. Göl kıyısında yürüyüş yapmaya çıkmıştım. Çok susamış gölden su içmeye çalışan bir köpek gördüm. Köpek kendi aksini suda görünce korkup kaçtı. Ne var ki susuzluğa yenik düşüp geri döndü. Korkusunu yenmek için suya atladı. Sonra susuzluğunu giderene kadar içti göl suyundan.
Köpekten öğrendiğim şey ise; KORKULARININ ÜZERİNE GİTMELİSİN... Oldu.
Üçüncü hocam küçük bir çocuktu. Elinde yanan mumla bir yere doğru yürüyordu. Yanına gidip ona "Işığın, ateşin kaynağını ve nereden geldiğini söyleyebilir misin?" diye sorduğumda, mumu söndürüp "Artık ışık mışık yok. Sen söyle bakalım. Işık nereye gitti?" dedi. Çocuğun elindeki muma bakakalmıştım. Ondan öğrendiğim ders ise;
UKALA OLMAMAK GEREKTİĞİYDİ...
(ALINTI)
**
Hisset
MESAİ BİTTİ
mesai bitti akşam hafiften dayılanıyor
kaçılsın tezayaklar ağzına bile sürmemişler
ciddiyetle hep aynı macerayı
danışıklı bir şaşkınlıkla eğiren
eli sıkı memurlar
tıkır tıkır dönüyor akşam
çay üstüne çay
düğüm düğüm üstüne
şakır şukur olasılıklar kararmış ıstakada
kirli bir elliikiden yasak heyecanlar devşiriyor
muvakkat işçiler
sinema çıkışında bekleyen akşamlar gibi ansızın
ama ağırdan geçilir işrete
sigara kokusu ancak bu kadar yakışır
şakşakçı garsonlar doldurur karnesini
cıvıl cıvıl alkolik çıraklarının
pespaye bir akşamı gıdıklıyor ruhunun onulmazı
ana avrat çoluk çoçuk bir yana
çoktan vazgeçmiş kendinden
birkaç saatliğine sarılmış yalnızlığına
gözünde büyüdükçe büyüyor sabah
Arzu ASLAN
**
Gülümse
BİR ÖKÜZ UĞRUNA
Oğlunun okuması için çiftliğindeki bütün inekleri satan bir köylü, onun birşey öğrenemediğini görünce:
―Ne bahtsız adammışım, diye söylenmiş. Bir öküz uğruna ne inekler feda ettim.
**
Kulağına küpe olsun
"Düşünceli olun, çünkü karşılaştığınız herkes inanın en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor…"
Platon