ANLAMI OLMALI

 

Yapılan bir iş, eğer bir anlam ifade etmiyorsa?…

Eğer yaptığımız işin herhangi bir getirisi ya da ötürüsü yoksa?...

Bir anlam ifade eder mi?

Elbette etmez!

Sadece…

Yapılan iş yapılmış olmak için yapılmış olur…

Hep yazdım, bizim kuşak insanları, yani 65 yaş ve üstü ihtiyarlar günümüzün ‘kural tanımayanları’ kadar “boş verici” olamayız!

Evet, ülkemizin hatta tüm dünyanın bu virüs belasından bir an evvel kurtulmamız için; akil insanların yapın-yapmayın dediklerini elimizden geldiğince yerine getirmekten geçtiğini artık idrak etmemi gerekmektedir.

De…

Kimi kurallar da konulurken, konula kuralların bir anlamı olup olmadığına bakılmalı değil mi?

Yaşı gereği ya da sıhhati gereği evinden çıkmama durumunda olmayan insanlar normal yaşamlarında elzem olmasa da evinin ihtiyaçlarını kendileri görür, görmeye çalışır…

Amaç:

 Şunu-bunu almak bahanesiyle yürümek, bir şeyler taşıyarak iyi-kötü bir efor sarf etmek!

Şimdi?...

65 yaş ve üstü bizlere bir lütufmuş gibi “salıyorsun nahır, Allah kayıra” diyorsun!

Sokağa çıkan bir “korana tutuklusu” bir gazete alamadıktan sonra…

Bitmek üzere olan kahvesinin yenisi almak için, girdiği kahveciden aldığı 200 gram kahveyi çektirirken, o mis gibi kokusunun içine çekemedikten…

Gönlünce bir şeyler alamadıktan…

Sonra…

Kaç yaşlı ihtiyar için bu üç-beş saatlik lütfün(!) anlamı olur?

İnanır mısınız?

Biz yaşlılar kurallara uymak kaydıyla evimizin bahçesinde beş-on dakikada olsa ağaçlardan kurumuş bir- iki dal kopararak…

Üç-beş kurumuş çiçek yaprağı kopararak bize lütfettiğiniz(!) anlamsız serbestliği zaten yaşıyoruz!

Ama siz akil insanlar bunun böyle olması gerektiği için böyle yapıyorsunuzdur…

Bilemem!