Antep’te baklava var… ama Antep’linin ağzına düşmüyor

Gaziantep’te baklava yemek artık iki aşamalı: Önce canın çekecek… Sonra vazgeçeceksin.

Komik gibi ama değil.

Bu şehir baklavayı dünyaya öğretti.
Ama bugün kendi insanı vitrinin önünden geçip gidiyor.
Turist alıyor… yerel bakıyor.

Ve bunu sadece ekonomiyle açıklamak kolaycılık olur.

Çünkü bu şehirde baklava sektörü yıllardır belli bir düzenin içinde dönüyor.
Fiyatı belirleyen de, erişimi zorlaştıran da o düzen.

İsim vermeye gerek yok.
Ama şu soruyu sormak gerekiyor:

Baklava bu şehrin ürünü mü…
yoksa belli markaların mı?

Tam bu noktada Şehitkamil Belediye Başkanı
Umut Yılmaz’ın hamlesi dikkat çekiyor.

Belediye kendi baklava markasını kurdu.
Üretim başlamış, 600 kilo sipariş alınmış.
Gelirin gazi ve şehit yakınlarına aktarılacağı söyleniyor.

Niyet iyi.
Hakkını verelim, değerli.

Ama akılda bir soru var:

Fıstık bu kadar pahalıyken,
yağ bu kadar artmışken…
bu işin maliyeti nasıl çıkıyor?

Ve daha önemlisi:

Bu şehirde baklava varken,
neden bu şehrin insanı baklavaya bu kadar uzak kaldı?

Belki bu adım bir başlangıç olur.
Belki bayramda bir çocuğun ağzına bir lokma baklava girer.

Ama asıl mesele şu:

Baklava üretmek değil…
baklavayı bu şehrin insanına geri vermek.