Küresel göç hareketleri son yıllarda dünyanın birçok ülkesini olduğu gibi Avrupa'yı da derinden etkiliyor. Avrupa'nın en hassas noktalarından biri ise Afrika kıtasına komşu olan İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta. Son günlerde yeniden gündeme gelen düzensiz göç dalgası ve bunun ardından ortaya atılan "İspanya Schengen'den çıkarılabilir mi?" tartışmaları kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı. Peki gerçekte durum nedir? Böyle bir ihtimal ne kadar güçlü? Bu gelişmeler Avrupa'yı ve Türkiye'yi nasıl etkileyebilir?
Ceuta, Fas kıyısında bulunan ancak İspanya'ya ait olan küçük bir şehir. Aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki kara sınırlarından biri olarak kabul ediliyor.
Yıllardır Afrika'nın farklı ülkelerinden gelen binlerce göçmen, daha iyi bir yaşam umuduyla Ceuta üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor. Kimi zaman tel örgüler aşılmaya çalışılıyor, kimi zaman deniz yoluyla geçişler yaşanıyor. Son dönemde ise göç girişimlerinde yeniden belirgin bir artış gözleniyor.
Göçmenlerin büyük kısmı ekonomik sıkıntılar, iç savaşlar, siyasi istikrarsızlık ve iklim değişikliğinin yarattığı sorunlar nedeniyle ülkelerini terk ediyor. Avrupa ise daha yüksek gelir, güvenlik ve sosyal haklar nedeniyle önemli bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
CEUTA NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Ceuta'nın yüzölçümü yalnızca yaklaşık 19 kilometrekare olmasına rağmen stratejik önemi son derece büyük.
Çünkü burası;
- Avrupa Birliği'nin dış sınırı,
- Schengen bölgesinin önemli giriş noktalarından biri,
- Akdeniz güvenliği açısından kritik bir merkez,
- İnsan kaçakçılığı güzergâhlarının önemli duraklarından biri.
Bu nedenle Ceuta'da yaşanan her hareketlilik yalnızca İspanya'nın değil, tüm Avrupa'nın güvenlik gündemini etkiliyor.
SCHENGEN NEDİR?
Schengen Sistemi, üye ülkeler arasında pasaport kontrolünü büyük ölçüde kaldıran serbest dolaşım düzenidir.
Bugün milyonlarca insan günlük olarak Schengen ülkeleri arasında pasaport göstermeden seyahat edebiliyor.
Ancak bu sistemin temel şartlarından biri de dış sınırların güçlü şekilde korunmasıdır.
Yani dış sınır yeterince korunamazsa bütün sistem zarar görebilir.
"İSPANYA SCHENGEN'DEN ÇIKARILABİLİR" İDDİASI GERÇEKÇİ Mİ?
Son günlerde bazı çevrelerde bu iddia dile getirildi.
Ancak mevcut Avrupa Birliği hukukuna bakıldığında böyle bir senaryonun gerçekleşmesi oldukça düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Çünkü Schengen üyeliğinin tamamen sona erdirilmesi oldukça ağır ve istisnai bir süreçtir.
Bunun yerine Avrupa Birliği genellikle şu yöntemleri tercih ediyor:
- Sınır güvenliğinin artırılması,
- Frontex desteğinin güçlendirilmesi,
- Ek mali kaynak sağlanması,
- Ortak göç politikalarının uygulanması,
- Bazı ülkelerde geçici sınır kontrollerinin yeniden başlatılması.
Dolayısıyla Ceuta'daki göç baskısının doğrudan İspanya'nın Schengen üyeliğini sona erdireceğini söylemek bugünkü hukuki çerçevede gerçekçi görünmüyor.
AVRUPA'DA ENDİŞE BÜYÜYOR
Yine de Avrupa ülkelerinde göç konusunda ciddi bir siyasi baskı oluşmuş durumda.
Son yıllarda;
- Almanya,
- Fransa,
- Hollanda,
- Avusturya,
- Polonya,
- Macaristan,
- İtalya
Gibi ülkeler düzensiz göç konusunda daha sert politikalar uygulamaya başladı.
Bazı ülkeler yeniden sınır kontrollerini sıkılaştırırken bazıları iltica kurallarını değiştirdi.
Bu nedenle Ceuta'daki gelişmeler Avrupa'nın genel göç tartışmalarını daha da hızlandırıyor.
İSPANYA NELER YAPIYOR?
İspanya hükümeti son yıllarda sınır güvenliğini güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar yaptı.
Bunlar arasında;
- Daha yüksek güvenlik bariyerleri,
- Termal kameralar,
- İnsansız hava araçları,
- Elektronik takip sistemleri,
- Deniz devriyelerinin artırılması,
- Fas ile güvenlik iş birliği
Yer alıyor.
Buna rağmen göç baskısının tamamen durdurulması kolay görünmüyor.
Çünkü sorun yalnızca sınır güvenliği değil, Afrika'daki ekonomik ve siyasi istikrarsızlıkların devam etmesi.
AVRUPA'NIN EN BÜYÜK SINAVI
Uzmanlara göre Avrupa önümüzdeki yıllarda üç büyük sorunla aynı anda mücadele etmek zorunda kalacak:
Birincisi düzensiz göç.
İkincisi yaşlanan nüfus nedeniyle iş gücü açığı.
Üçüncüsü ise güvenlik endişeleri.
Bu üç başlık zaman zaman birbirleriyle çelişiyor.
Bir yandan Avrupa'nın genç iş gücüne ihtiyacı bulunurken diğer yandan düzensiz göç kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oluyor.
TÜRKİYE AÇISINDAN ANLAMI
Türkiye de uzun yıllardır yoğun göç hareketlerinin merkezinde yer alıyor.
Bu nedenle Avrupa'da yaşanan her yeni göç krizi Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor.
Avrupa Birliği'nin sınır politikalarında yapacağı değişiklikler;
- Vize politikalarını,
- Geri kabul anlaşmalarını,
- Sınır güvenliği iş birliklerini,
- Mali destek programlarını
Doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle Ceuta'daki gelişmeler yalnızca İspanya'nın değil, Türkiye'nin de dikkatle takip ettiği uluslararası gelişmeler arasında bulunuyor.
EKONOMİYE ETKİLERİ
Göç krizleri yalnızca insani değil ekonomik sonuçlar da doğuruyor.
Artan sınır güvenliği harcamaları kamu bütçelerini büyütüyor.
Barınma, sağlık, eğitim ve sosyal yardım giderleri yükseliyor.
Turizm sektörü zaman zaman olumsuz etkilenebiliyor.
İnsan kaçakçılığıyla mücadele için güvenlik yatırımları artıyor.
Bunun yanında kayıt dışı istihdam ve iş gücü piyasalarında yeni dengeler oluşabiliyor.
SONUÇ
Ceuta'da yaşanan göç baskısı, Avrupa'nın uzun yıllardır çözüm aradığı düzensiz göç sorununun en görünür örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak mevcut hukuki yapı ve Avrupa Birliği'nin işleyişi dikkate alındığında, yalnızca bu gelişmeler nedeniyle İspanya'nın Schengen Bölgesi'nden çıkarılması beklenen bir senaryo değildir.
Buna karşılık Ceuta krizi, Avrupa'nın dış sınır güvenliği, ortak göç politikası ve üye ülkeler arasındaki dayanışma mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesine yol açabilir. Önümüzdeki dönemde Avrupa'nın temel hedefi hem sınır güvenliğini güçlendirmek hem de uluslararası hukuka uygun, insan haklarını gözeten ve sürdürülebilir bir göç yönetimi oluşturmak olacaktır. Ceuta'da yaşananlar ise bu zorlu dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Kaynak: Euronews