Aydınlığı devam ettirmek

Değerli Dostlarım,

2021 yılından merhaba!

Takvim yaprakları hızla ilerlerken bazen zamanı zınk diye durduran olaylarla karşılaşabiliyoruz.

Geçen hafta aldığım bir haber ile zaman adeta durdu benim için. Mezunu olduğum Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin değerli akademisyeni, sevgili hocam Profesör Doktor Ahmet Acar’ın vefat ettiğini öğrendim. Her ölüm zamansız, her ölüm üzücü. Ancak bazı ölümler var ki beni donduruyor. Olduğum yere çakılıyorum ve o insanla zaman içinde bir yolculuğa çıkıyorum.

Ahmet Hoca’mızın vefatını öğrenince de aynı şey oldu. Geçmişe daldım, üniversite yıllarıma gittim. ODTÜ’ye.

ODTÜ deyince aklıma gelen ilk şey aydınlık. ODTÜ oldukça kozmopolit bir okul. Her çeşit insan var. İnsan çeşidinin bolluğuna rağmen herkesin birleştiği ortak payda bilgi ve bilime olan merak.

Ahmet Hoca’nun ODTÜ’nün dokusundaki etkisi tartışma götürmez. Bizim İşletme Bölümümüzün başkanlığıyla başlayan idareci yolculuğu üniversitimizin rektörlüğüne kadar uzandı. ODTÜ gibi akademik derinliği olan bir üniversitede bu kadar uzun yıllar idarecilik yapmış ve üniversitimizinvizyonunda son derece belirleyici bir rol oynamış olan Ahmet Hoca’mızın en belirgin özelliği kanımca  “aydınlık”  olmasıydı. Simasından başlayarak kelimeleri, dersi anlatışı, bilime olan tutkusu ve bize olan inancı ile her daim  “aydınlık”  bir duruş sergiliyordu.

Ne yalan söyleyeyim, vefat haberini alınca ilk aklıma gelen şu oldu;

“Eyvah, ODTÜ ve biz öksüz kaldık!”

Öyle bir hissiyat geldi ki sanki Ahmet Hoca’nın gidişiyle koca okul karanlığa gömüldü...

Bazı anlar vardır, her şey ters gidiyor, her yer karanlık gibi gelir. İşte tam o anda aydınlığı yaratmak size düşer. Ahmet Hoca’nın gidişiyle mezun ettiği tüm öğrencilerine yarattığı aydınlığı devam ettirme görevi düşüyor.

Daha aydınlık günlere kavuşmak dileğiyle.

Mekanın cennet olsun Ahmet Hoca’m.

“Daha iyi, daha aydınlık bir yere varılacağına inanılmadan nasıl olur da bu yol yürünür?” Sabahattin Ali