Baharın insana hissettirdiklerini daha güzel anlatabilir miydim? Sanmıyorum anlatamazdım. Bu yazıyı ben gördüm. Baharı hissetmenin ne demek olduğunu kendi okuyucularımla da paylaşmalıyım, dedim.
Buyurun birlikte okuyalım.
Bahar, bambaşka duyguların ve heyecanların yepyeni bir enerji ile ruhumuzu sardığı “Diriliş Mevsimi”dir. Müjdecisi ise kor halindeki ateş, sıcaklık artışı anlamına gelen Cemre’dir. Doğanın yeniden doğuşuna bu güzel mevsimde hep beraber tanık olacağız ve hiç kuşkusuz bunun keyfini süreceğiz.
Baharda, doğa bizi dışarıya davet eder. Toprağın kış boyu içinde sakladığı tohumlar rengarenk çiçekler olarak yayılır ve her yeri kaplar. Bir başka deyişle, bahar, kış boyu kapalı olan kapıların güneşe açılmasıdır.
Mevsimler, insanları yakından etkiler. Özellikle duygu durum konusunda ciddi bir değişim yaşanır. Mevsimlerin; ruhsal denge, enerji düzeyi, uyku süresi, iştah, sosyallik gibi konularda birey üzerinde etkin bir rolü vardır. Büyük ölçüde ilkbahar mevsimi, insanların kendini daha iyi hissettiği, enerjisinin yüksek olduğu, daha az karamsar olduğu ve sosyalleştiği bir dönemdir.
Dağlarında ve tepelerinde çiçekler boy gösterirken, bereketli bahçelerinde ağaçlar yapraklarını yeşilin görkemli varlığına bırakır.
Ve elbette gülen bir yüzle bakmaya başlar bu mevsimde insanlar birbirine. Dargınlıklar ve küskünlükler kış mevsiminde kişiyi yer bitirir iken, baharın gelmesiyle yumuşar tüm insanlar birbirine. Barış dilekleri ve sevgi tohumları ekilir bir bir tüm yüreklere. Ev ve iş yerlerinin hemen önüne konulan tabureler ve kilimlerde sarma içi yapılır, yaprak sarılır, içli köfte oyulur birlik içinde.
Ve bunu keyfini süreceğiz hep birlikte…
(ALINTI)