Bazı İnsanlar Mevsim Gibidir

Hayatımıza giren herkes kalıcı olacak diye bir kural yok. Hatta çoğu zaman, en çok iz bırakanlar… en kısa kalanlardır.
Bazı insanlar vardır; gelişleriyle içini ısıtır, gidişleriyle içini yakar. Ama en çok da sana bir şey öğretirler: Kimse ‘’daima’’ değildir.
Biz ise en büyük hatayı burada yaparız. Birinin geçici olduğunu kabullenmek yerine, onu kalıcı hayallerin içine yerleştiririz.
Bir gülüşü ömür sanırız.
Bir ilgiyi sonsuzluk zannederiz.
Oysa bazı insanlar sadece bir dönemin eşlikçisidir.
Tıpkı yaz gibi…
Gelir, güzelleştirir, sonra usulca çekip gider.
Ve biz, onların gidişine değil, onlara verdiğimiz ‘’daimilik’’ anlamına üzülürüz.
Çünkü insan, gerçeğe değil… kurduğu hikâyeye kırılır.
Hayat aslında çok dürüst: Sana kimlerin kalıcı olduğunu zamanla gösterir. Ama biz bazen görmek istemeyiz. Çünkü kalmasını istediğimiz birinin geçici olduğunu kabul etmek… en zor vedadır.
O yüzden bazı insanlar için kendini parçalamayı bırakmalısın. Herkesin rolü aynı değil bu hayatta.
Kimi kalır, kök olur.
Kimi geçer, iz kalır.
Ama ikisi de gereklidir.
Çünkü geçip gidenler sana şunu öğretir: Kimlere ‘’yer’’, kimlere sadece ‘’yol’’ verilmesi gerektiğini…
Ve belki de en önemlisi: Birinin hayatında geçici olmak… senin değersiz olduğun anlamına gelmez. Sadece onun hikayesinde yerinin o kadar olduğunun kanıtıdır.
Bazı insanlar vardır; seni tamamlamak için değil….
Seni sana hatırlatmak için gelir.
Ve giderler.
Her gelen kalmaz…. Ama her giden mutlaka bir şey bırakır.