BES

 

 

            Gaziantepliler, çoğu zaman “bes” kelimesini “yalnız” anlamında kullanırlar. Örneğin: Hüseyin bey düğüne, bes beni davet etti” gibi.

            ***

            Şimdi “BES” diye bir konuyu ele alıyor iktidar; açılımı şöyle: Bireysel Emeklilik Sistemi.

            ***

            Ülkemizde, paraya ihtiyaç duyulduğunda iktidarlar, zaman zaman çalışanların aylıklarından kesintiler yaparak, çalışanların lehine birikim yoluna başvururlar.

            Çalışanların lehine olarak görülen bu durum, aslında devlete bir gelir sağlamaktan başka bir şey değildir.

            ***

            Ülkemizde, bu konuda örneklere çok rastlanır ve de uygulamaları görülmüştür.

            Örneğin; İkinci Dünya Savaşı sonrasında, enflasyonu frenlemek amacı ile “Varlık Vergisi” adında bir vergi ihdas olunmuştu.

Vergi prensiplerinden, adalet prensibine uymayan, tamamen ona zıt olan bu yasaya göre toplanan paralar, yakılarak imha edilecek, böylece ülkedeki para dengesi sağlanarak, Türk Lirası’nın değer kaybı önlenecekti.

            Ama öyle olmadı. Toplanan vergiler, amaç dışı cari harcamalarda kullanıldı.

            ***

            Bir başka örnek; Subayların ve memurların aylıklarından, belirtilen oranda (memurların sayısı, subaylardan çok fazla olduğu için subaylardan %10, memurlardan%5) kesinti yapılarak, çalışanların menfaati için OYAK ve MEYAK kurulacaktı.

            OYAK kuruldu; çimento, otomobil sanayii, mağazalar zinciri, sigorta… gibi bir sürü yatırımları oldu. Amao günün sanayicilerinin baskısı ile MEYAK kurulamadı; memurlardan toplanan paralar, yıllar sınraiade edildi.

            ***

            Şimdi BES kurulmaya çalışılıyor.

            Göreceğiz, ne kadar başarılı olunacak ve de çalışanlar ne kadar çok düşünülmüş olacak?

            Belki de, diğerlerinde olduğu gibi “b     es” para toplamakla kalınacak.

 

                                                                                     Orhan YALKIN