BESLEMEYELİM, ASALIM!

DİLİN KEMİĞİ!

 

Kurtuluş Savaşı bitmiş, son düşman askeri de ülkemizden kovulmuştu. Yaralar çok ağırdı ama ülkenin elden gitmesi önlendiği için paşalarda bir rahatlama,sevinç vardı.Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk paşalarının aksine yine sıkıntılarda,huzursuz düşüncelerdeydi. Sıkıntılı haline şaşıran kurmayları:”Artık sevinin önderimiz savaş bitti, düşmanı kovduk. Şimdi rahata erme zamanıdır” Derin düşüncelerdeki sıkkın ulu önderin cevabı manidardır:” Evet paşalar düşmanı yurttan attık,ülkemize sahip çıktık amma şimdi en büyük savaşımız başlamakta.CEHALETLE SAVAŞIMIZ…”

Tecavüz haberlerinde sinir bozucu şekilde patlama yaşanıyor.

Öz kızını hamile bırakan sapık babalar,amcalar,dayılar..

Öğrencisiyle ilişkiye giren,taciz eden ahlaksız öğretmenler.

El kadar bebelere saldıran içimizde yaşayan gizli iğrenç pedofililer..

Ülkemize sığınmış bir zavallının hamile karısına göz koyup katledecek kadar gözü dönmüş yaratıklar..

Bu suçları işleyenlerden tutuklananların çoğunluğunun sabıka dosyasında da daha önce de aynı suçtan içeri girip çıkmışlığı var.

Cezaların caydırıcılığını kaybettiği,etkisini yitirdiği,toplumun sesinin iyice yükselmeye başladığı olaylarda en etkili ceza idamdır.Bugün idama karşı olan toplumların yakın tarihlerinde bile idam cezalarının uygulandığı görülmekte.

Son günlerdeki tecavüz vakalarındaki ürkütücü artış her ne kadar istemesek de bizi de o yöne doğru sürüklemekte.

Merhametin yerini vicdansızlık,ahlakın yerini edepsizlik,saygınız yerini görgüsüzlük almış gidiyor..

“Kaldırın yeter artık” diye bas bas bağırdığımız ama ısrarla yayınları devam eden, iğrençlik kusan evlendirme programlarının basit, insan profilleri ve dejenerasyona uğrayan asil toplum yapımız..

Eller ileriye giderken bizler geriye gitmeyi ne kadar kabullenebiliriz ki..

GÜNÜN SÖZÜ

Toplumda en büyük güveni, her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar.

TEBESSÜM

Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yaptırmak için ihale açar. İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan birer firma ve Türkiye'den de Temelin firması olmak üzere dört firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz Firması: - Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur, 30 metre enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz. derler. Amerikan Firması: - Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 50cm fark olur. derler. Japon Firması: - Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 20cm fark olur. derler. Sıra bizim Temel'e gelir. Temel: - lla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuuuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur. der!!!