BİLME

Bilirsen sorumluluğun artar, altından kalkamazsın,

-İmam dedi. Boyundan büyük olur kaldıramazsın.

-En iyisi içini nur doldur

 

Bilip de yapmazsan senin için tehlikelidir

-İmama sorduk, yoldan çıkmış sayılırsın, tövben kabul olmaz, yanarsın

-Nurlu yola sap, hakkına hayırlısıdır

 

Düşünme,

Düşünürsen sorgulamaya başlarsın, derine dalmamalısın

-Derine dalmış imamlar var, onlara sor

-Nura ulaşman kolaylaşır

 

Sorgulama,

-Küçücük aklınla neyin peşindesin, yalanlamaya mı sürüklüyorsun

-Sen akşama ne yiyeceksin onun hesabını yap

 

Sor

-İmam anlatsın sana

-Kendi kafandan bişeyler araştırıp sapıtma.

 

Hiç mi bir şey kafan basmadı dergaha git

-Tut imamın şeyisinden, eteğinden.

-Nurlu yolculuklara çık.

-Giderken baklava börek götür, cennette yerin de garanti olsun

-Biraz hediyeyi de fazla götürdün mü, imam da cennetteki komşundur. İşin garanti.

-Nurlanın, nurla dolun, az kaldı nur içinde yatacağız hep beraber.

 

**

 

O BİR CUMHURBAŞKANI

Yazıyı hazırladığım sırada, Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreni hazırlıkları vardı.

Bu hazırlıklar yapılırken aklıma Uruguay Cumhurbaşkanı geldi ve bakış açısını paylaşmak istedim.

 

Dünyanın en fakir Cumhurbaşkanı olarak bilinen Uruguay Cumhurbaşkanı Jose Mujıca der ki;

”Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde yaşamasını anlamıyorum.

Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su lazım, ekmek lazım. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun, oraya buraya gideyim diyorsun.

Eğer herkes daha fazlasını isterse, birgün kimseye birşey kalmayacak. Küresel ısınmadan bahsediyoruz ama doğaya saldırmaya ve çöp üretmeye devam ediyoruz.”


”Eski ruhani tanrımızı kendi ellerimizle kurban ettik ve artık market tanrının tapınağındayız.

Bu yeni tanrı; ekonomimizi, politikamızı, alışkanlıklarımızı, yaşamlarımızı düzenliyor ve bizlere faiz oranları ve kredi kartları ile mutluluğun yeni adresini veriyor.

Öyle anlaşılıyor ki bizler, yalnız tüketme için yaratılıyoruz ve artık tüketemediğimiz zaman derin hayal kırıklığına uğrayarak kendimizi yok ediyoruz.”

”Bana fakir denmesi yanlış, ben tutumlu bir insanım.”

 “Asıl fakirler sürekli yaşamdan talepleri olan ve elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır.

Ben elimde hafif bir bavulla dolaşıyorum. Bu bana istediğim yaşamı sürdürmek için yeterli zamanı veriyor. “

“Asıl özgürlük yaşamak için kazandığın zamandır.”