Bir Şehrin Sessiz Çığlığı: Adıyaman İçin Yatırım Zamanı

Adıyaman için artık beklemek değil, cesur kararlar alma zamanıdır. Bu şehir, kaderine terk edilecek bir coğrafya değil; ayağa kalktığında bölgesine umut olacak bir merkezdir. Yeni iş sahaları oluşturulmadıkça, normalleşmeden söz etmek eksik kalır. Bu nedenle iş insanları, sanayiciler, girişimciler açık bir çağrıyla Adıyaman’a davet edilmelidir.

Buraya gelecek her yatırımcıya yalnızca bir arsa değil, bir güven verilmelidir. Bedava arsa tahsisi, bu şehrin yaralarını sarmak için atılacak en somut adımlardan biridir. Toprak, yıllarca acıyı taşıdı; şimdi üretimi, emeği ve umudu taşıma vaktidir.

Özel teşvikler, sıradan uygulamalarla sınırlı kalmamalıdır. Adıyaman için ayrıcalıklı, uzun vadeli ve güçlü destek paketleri hayata geçirilmelidir. Vergi muafiyetleri, enerji destekleri, sigorta primleri gibi kalemlerde yatırımcının yükü hafifletilmelidir. Çünkü bu şehir, sıradan bir teşvikten fazlasını hak ediyor.
Her açılan fabrika bacası, sadece duman değil; hayat üfler bu kente. Sabah işe giden bir babanın adımları, enkazın bıraktığı boşluğu doldurur. Çocuğunun gözünde yeniden umut olur. İş, Adıyaman’da sadece ekmek kapısı değil, hayata tutunma sebebidir.

Gençlerin bavullarını değil, hayallerini bu şehirde açabilmesi gerekiyor. Üniversite mezunu gençlerin iş aramak için başka şehirlere gitmesi, ikinci bir göç travmasıdır. Oysa Adıyaman’da kurulacak yeni üretim alanları, bu gençlere “gitme, kal” deme imkanı sunacaktır.

Kadın istihdamını önceleyen yatırımlar, bu şehrin sosyal dokusunu da iyileştirecektir. Kadının üretimde yer aldığı bir Adıyaman, daha güçlü, daha dirençli olacaktır. Sanayi kadar tarım, gıda ve yerel üretime dayalı yatırımlar da desteklenmelidir.

İkinci Organize Sanayi Bölgesi, yalnızca bir proje değil, bir zorunluluktur. Mevcut alanlar yetersizdir; yeni yatırımlar için alan açılmadıkça çağrı havada kalır. Yeni bir OSB, Adıyaman’ın kaderini değiştirebilir.

Büyük firmaların bu şehre gelmesi, küçük işletmelerin de önünü açacaktır. Ana sanayi geldikçe, yan sanayi gelişir; ticaret canlanır, sokaklar hareketlenir. Esnafın yüzü gülerken, şehir yeniden nefes almaya başlar.

Adıyaman’a yatırım yapmak, sadece kâr hesabı değildir. Bu, bir vicdan meselesidir. Bu topraklarda kaybedilen onca canın ardından, üretimle ayağa kalkmak bir vefa borcudur. Büyük markaların burada atacağı her adım, toplumsal hafızada unutulmaz bir yer edinecektir.

Artık sessizliğin yerini üretimin sesi almalıdır. Adıyaman, acıyla anılan bir şehir olarak kalmamalı; direnişiyle, çalışkanlığıyla ve yeniden doğuşuyla hatırlanmalıdır. Çünkü bu şehir, ayağa kalkmayı hak ediyor.