Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz?

Düşün

– Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla “nelerden ibaret” olan iletişiminizi dinlemek ister misiniz;

– “Oğlum, çıkar üstünü-başını…doğru derslerinin başına…

– Kızım, öğrenemedin gitti şu işi…hafta içi sokak-mokak yasak…

– Ne gezmesi…sen önce ödevlerini bitir.

– Oyun mu…gelmeyeyim yanına…

– Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma…

– Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine…

– Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten…

– Şu odanın hali ne küçük bey…

– Hayır efendim…siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz…

– Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım…

– Çocuklar…kesin şamatayı da elime sopa almayayım…

• Çocuğunuzla bilmem ama,bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız.

Üstün DÖKMEN

///

Hisset

İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ 

İçinden doğru sevdim seni 

Bakışlarından doğru sevdim de 

Ağzındaki ıslaklığın buğusundan 

Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de 

Beni sevdiğin gibi sevdim seni 

Kar bırakılmış karanlığından. 

Yerleştir bu sevdayı her yerine 

Yüzünde ter olan su damlacıklarının 

Kaynağına yerleştir 

Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına 

Gül taşıyan cocuğuna yerleştir 

Ve omuzlarına daracık omuzlarına 

Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın 

Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten 

Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir 

Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde 

Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe 

Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran 

Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun 

Kar taneleri gibi uçuşan 

Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine 

Yerleştir bu sevdayı her yerine. 

Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere 

Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden  

Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen 

Sevdayı 

Ve köpüklendir 

Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın 

Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten 

Öğrenmez ama öğretir mutluluğu 

Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi 

Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli 

Var eden kendini birincisinden 

Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren. 

Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen 

Tanımadığın bir ülke gibi 

İçinde yaşamadığın bir zaman gibi 

Tam kendisi gibi mutluluğun  

Beni bekliyorsun 

Ve onu bekliyorsun beni beklerken. 

                                Edip CANSEVER

//

 

Gülümse

Temel’ in oğlu Cemal, yıl sonunda karnesini alıp babasına getirmiş. Temel karneyi alıp incelemeye başlamış, bakmış ki sol taraftaki Matematik, Tarih, Fizik, Biyoloji ders notlarının hepsi zayıf. Karnenin bir de sağ tarafına bakmış ki, Arkadaşları ile ilişkileri 5, Temizlik 5, Ağız ve diş sağlığı 5… Bunu gören Temel karısı Fadime’ ye dönerek,

– Fadime göreymisin, şu öğretmene bak. Benim öğrettiklerimin hepsi 5, onun öğrettiklerinin hepsi zayıftır da. :)

 

///

Kulağına küpe olsun

En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir...

 /Hz.Muhammed s.a.v/