BUMU İNSANLIK?

Bu değil! 

Hele düşmüş elinden tutman için yalvaran gözler sana bakan birisine bir tekme de senin vurman; işte bunun insanlıkla, Müslümanlıkla hiç mi hiç alakası yok! 

Dünün müreffeh, hür bir ülkesi olan Suriye, kimi emperyalist ülkelerin ve onun ayakçılarının ayak oyunlarıyla yıkılmış; yaşanamaz harap bir ülke olmuştur. 

Yazık! 

Bu ülkenin yıkımının ilk başladığı zamanlar, bende ülkemize, Antep’imize sığınan bu göçmenleri en azından vatana ihanetle suçlamıştım. Yalnız suçladığım insanlar yaşlı insanlar, çocuklar değildi. Yerden bir avuç toprak alıp sıksa, toprağın içindeki suyu akıtacak kadar güçlü-kuvvetli gençlerin gelmelerini vatanlarını korumadan can derdine düşmelerini kınamış onlara vatan haini demiştim. 

Şimdi bu insanların bir vatanı yok artık. Bu insanların vatanları sığındıkları ülkeler… 

Bu böyle bilinmeli! 

Son zamanlarda tüm ülkede ve de Antep’imizde Suriye den canlarını kurtarmak için kaçan insanlara karşı takınılan tavırlar utanç verici. Bu tavırların altında da mutlaka kirli bir takım oyunlar yatıyor diye düşünüyorum.   

Nerede kaldı Türk’ün dillere destan misafirperverliği? Müslüman’ın; Müslüman la Müslüman kardeşliği? 

Nerde kaldı Antep’imizin komşusu açken kendisi uyuyamayan o insancıl ruhu? Nerde kaldı o destansı misafirperverliği?  

Ama ben çok iyi biliyorum, bu ayrımcılığı körüklemeye çalışanların, duvarlara: 

“Defol Arap” – “Türkçü Türkiye” ki; bizde (özellikle halis muhlis Anteplide) böyle fanatik, böyle bir ırkçılık anlayışı yoktur. 

Olamaz da! 

Bu güzel ülkemin, vatanperver, bir karış toprağı için binlerce şehit veren ve hakkı olan Gazi’lik unvanını da alarak bu vatanseverliliğini taçlandıran Gaziantep’imizde kala kala 5-8 arası kalan Antepli böyle bir adiliği yapmaz… 

Bun yapanlar bizi bize düşürmek isteyen kimi vatan hainlerinin tezgâhlarından başka bir şey değildir! 

Antepli için kapısını çalan kim olursa olsun TANRI MİSAFİRDİR!  

Ve Antepli misafirine Allah için hürmet eder…