Ben Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki ülkem, vatanım olan bu topraklarda, her şeyden önce HUZUR istiyorum.
***
Dünde değindim; hiçbir anlamı kalmayan komşuluk ilişkilerinin, yeniden; o sevecen, birbirine yardımcı, kazanda pişirip kapağında komşusuna ulaştıran, komşusunun acılarıyla ağlayan, komşusunun düğününde gülüp oynayan komşuluk ilişkilerinin kazanılmasını istiyorum.
Evinde gürültü yaptı diye şikâyetçi olan ve buna itibar eden komşu istemiyorum.
Bu benim hakkın.
Çünkü ben böyle gördüm, böyle belledim.
***
Büyüğün büyük olup küçüğünü sevdiği; onun açılmazlarını açmak için uğraşan hoş görülü, küçüğün küçük olup büyüğüne saygılı; büyüğünün yanında ayak ayaküstüne dahi atmaktan hicap eden o eski nesli istiyorum.
Bu benim hakkım.
Çünkü ben böyle gördüm, böyle belledim.
***
Kimsenin; kimsenin yaşam tarzına şöyle ya da böyle müdahale etmediği; sen şöyle giyineceksin, böyle giyinmeyeceksin dayatması olmayan. Şu kadar çocuktan aşağı yapmayacaksın, ya da parkta eşinle dahi olsa el ele gezemezsin. Her şeyin doğrusunu ben bilirim, bundan benim neden haberim yok denmeyen. Üç kişinin bir araya gelip de sohbet etmekten korkmadığı demokrat bir ülkede yaşamak istiyorum.
Bu benim hakkım.
Çünkü ben böyle gördüm, böyle öğrendim.
***
İnsanların; siyah beyaz, Türk Kürt, Sünni Alevi ayrımı yapılmadan inancına, kendi kültürüne; örf ve adetlerine göre yaşayan ve buna hakkı olan. Şöyle ya da böyle bu hakları kısıtlanmayan, sizden, bizden, onlardan denmeyen özgür bir ülkede yaşamak istiyorum.
Sizin bizi gördüğünüzde, bizim sizi gördüğümüzde yumrukların sıkıldığı birbirine nefretle bakan bir gençliğin olmadığı; herkesin birbirini kucakladığı sizden bizden ayrımının yapılmadığı bir ülkede yaşamak istiyorum.
Bu benim hakkım.
Çünkü ben böyle gördüm, böyle öğrendim.
***
“İnsanların konuşa konuşa, hayvanların koklaşa koklaşa” gerçeği göz ardı edilerek; insanlarda diyalogsuzluğun günden güne arttığı, insanların diyalogdan kaçtığı; diyalog yerine şiddete, illa benim dediğim olacak dayatmasının daha da derinleştiği, kökleştiği bir ülkede yaşamak istemiyorum.
Bu benim hakkım.
Çünkü ben böyle gördüm, böyle belledim.
***
Ben büyüklerimizin büyüklüklerini bilerek hareket ettikleri; yıkıcı olmak yerine yapıcı oldukları, bir birlerine hakaret etmeden konuşabildikleri, diğer muhatabını sindirmek için devamlı olarak dünü yeniymiş gibi lanse ettikleri bir ülke istemiyorum.
Bütün bunların olamadığı bir ülkede yaşamak istiyorum.
Bu benim hakkım.
Hakkımı istiyorum!