Bana kalırsa değmez!
***
Ankara Batıkent – Sincan Metro Hattı birkaç gün önce açıldı.
Şimdi, “yahu Ankara da açılan Metro Hattından sana ne, bize ne? Sanki Antep trafiğine çözüm için bir Metro çalışması mı var? Diyeceksiniz!
Nerede o günler?
Biz ancak dışı kalaylı içi vayvaylı iş yaparız. Caddelerin asfaltını söker parke yaparız. Ya da ufak tefek kırık döküğü olan caddelerin, sokakların komple asfaltını söker, yenileriz.
Bütün bunlar Antep trafiğine ne çözüm olur, onu da bilmeyiz.
Yok, yok!
Böyle bir çalışmaya Antep için ne gerek var? Biz avuç içi kadar hâlihazır yolları, caddeleri yazboz tahtası gibi yapar bozarız…
Dava… Dostlar, düşmanlar bizi alış verişte görsünler.
***
Benim demek istediğim şu.
Gazetelerden birisinde bir fotoğraf dikkatimi çekti. Fotoğrafa bakarken için bir tuhaf burkuldu. Kendi kendime “değer mi be” dedim.
***
Bu metronun açılışı sırasında trende çekilmiş bir fotoğraftı.
Kullanıcı yani kondüktör koltuğunda Başbakana ikram edilmesine rağmen, Başbakan o koltuğu Cumhurbaşkanına ikram ettikten ve de Cumhurbaşkanı o koltuğa oturduktan sonra orada hazır bulunan zevatın olduğu bir enstantane…
Cumhurbaşkanı da dâhil orada bulunan tüm zevatın yüzlerinde güller açıyor, gülücükler sağa sola saçılıyor.
Mutlu bir anı…
Sayın Cemil Çiçek gülüyor, Lütfü Elvan, Mariona Rajoy, Melih Gökçek tatlı tatlı objektife gülümseyerek poz veriyorlar.
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül sağ elinin başparmağıyla başarı işareti yapıyor, gülüyor.
Ancak…
Cumhurbaşkanının hemen yanında aynı işaret yapan ve fakat sadece cismi orada olan; gülümseyemeyen, götüremeyeceği kadar ağır bir yükün altındaymış gibi bitkin, omuzları düşmüş, gözleri bomboş, yüzündeki çizgiler isyanları oynayan, yorgun umursuz Başbakan…
***
Yaşamak…
Herkesin hayallerini süsleyen güzellikler, mutluluklar yumağı…
Ama bir de o Başbakanın bitmiş, yorgun hali…
***
Bütün bunlara değer mi?
Benim hayat felsefem bu olduğu için herhalde bir yerlere gelemedim.
Ve ben her şeye rağmen mutluyum huzurluyum.
Günün herhangi bir saatinde eşimle sofraya oturup gönlümün isteği şekilde yiyip içebiliyor muyum?
İşte hayat bu, yaşamak bu!