BUZ DAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI

Hırslı mıyız ? , mutsuz muyuz ?,  heyecanlı mıyız ? Her ne hissediyorsak dış görünümümüzün altında gizlidir. Dış görünüşümüz bütün duygularımızın aynasıdır. Sosyal ağlara, internet bloklarına, günlük defterlerine, bir takım konferans, panel ve söyleşi hazırlıkları için hazırlanan yazılar, not defterleri ve daha bir çok farklı yerlere kendi adımızla ve düşüncelerimizle ifade ettiğimiz bir çok cümleler, bir insanın nasıl hayat yaşadığını ve yaşayacağını bize çok net bir şekilde gösterir. Ama insanların diğer bir yüzünü bu yollarla anlayamayız.Buz dağının görünmeyen kısmı da işte bu sözün bittiği noktada başlıyor.

‘Değerlendirelim’

Yazımın girişinde insanların kendini ‘kendi yaptıklarıyla’ ele verdiğini anlatmaya çalıştım. Bu yazıyı yazma nedenim ise ‘kendi yaptıklarıyla’ kendini dışarı insanlara karşı ele vermediğini, sadece her şeyi kendinin bildiğini sanan kişilerinde hayatımızda var olduklarına dikkat çekmek istedim. O insanların elleri ‘Buz Dağının Görünmeyen Kısmı’ o elleri biz gençler biliyoruz. Kırmak istiyoruz, isteniliyor. Ama kırılmaz. Çünkü ne yazık ki o eller hepimizin ‘baba, abi, amca, dayı, dede’diye saygı ve sevgi gösterdiğimiz erkeklerimiz. O eller bizim erkeklerimiz.

‘Buz dağının görünmeyen kısmı 1’

‘Meyve veren ağaç, taşlanır’mışş… bu sözü öyle beklemediğim bir  büyüğümden duydum ki... dedim ki ‘Doğru söylüyor, ne kadar güzel bir yaklaşım’. Sonra aradan fazla bir süre geçmeden o sözü söyleyen kişinin söylediğiyle yaptığının aynı olmadığını görünce eski düşüncemin doğru olduğunu tespit ettim. Bu sözü söyleyen kişi ve kişiler gençlere büyük tehlike yaratan kişiler. Sözü çok doğru, güzel ve yerinde ama söyleyen kişinin kendisi ağzından çıkan sözleri gençlere karşı bağ olarak kuruyor. Herkesin ağzı laf yapar. Ama o lafları icra etmek büyük bir karakter ister. ‘Genç Kızlar, ve Genç Erkekler’ kendilerine sarf edilen ve kendilerinden yararlanmak isteyen büyük insanların laflarına fazla itibar etmemeli. Aman etmeyiniz…!Bu yazıya döktüğüm hassas konu genellikle genç kızların ana problemiydi. Ama bu problem şimdi genç erkeklerimizde sorun olmaya başladı. Problem,  Ne mi ?;

-       Bize bir şey olmasın diye saçlarımızı okşayan büyüklerin diğer yüzleri…

‘Buz dağının görünmeyen kısmı 2’

Ne demek  istediğimi size bir örnek vererek anlatmaya çalışayım…

Şöyle ki ; “Bir babanız var. Siz bir genç kızsınız veya genç bir erkeksiniz. Babanız ve anneniz dışarı tehlikelere karşı size örnekler vererek ve öğütler vererek sizi korumaya çalışır. Aynı anne baba sizin hiç tanımadığınız sizle aynı yaşta erkeklere ve kızlara sarkıntılık yapar. Aynı yaş grubunuzdan yararlanmaya çalışır.”

İşte bu örnek buz dağının görünmeyen kısmı. Hep suç genç erkeğin veya genç kızındır.Ya büyükler ? Büyük eller, gençlere bulaştıracak şerlerini kendi çocuklarına bir başkasının bulaştırmasını istemez. Ama teker teker kendi dinin kardeşlerinin genç çocuklarına ellerini bulaştırırlar. En mide bulandırıcısı da bunu herkes yapıyor. Ama kendine bile bu gerçeği söyleyemiyor.Yapılıyor…!  gençlerden karşılığı alınmayınca da o gencin kaderi artık ‘adının çıkması’oluyor. Vay o gencin, kardeşimizin, yaşıtımızın haline.Vay böyle büyüklerin içinde yetiştiğimiz ülkeye… Vay halimize.