Çaldığın Kapıda Bulursun

‘’Eskiler, ‘’aldığın ahı çaldığın kapıda bulursun.’’ derlermiş.

Ne incelikli, ne derin bir söz…

Çünkü bu cümle sadece bir bedduayı değil, hayatın şaşmaz değesini anlatır. Kimsenin canını yakıp hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edebileceğini sananlara sessiz bir hatırlatmadır.

Bir insanın gözyaşını hafife alırsan, güvenini kırarsan, sevgisini çıkarına göre kullanırsan; belki o gün bunun hesabını vermezsin. Belki kimse sana bir şey söylemez. Ama hayatın kendisi unutmuyor.

Aldığın ah, bazen yıllar sonra başka bir kapıda karşına çıkar. Sen bir zamanlar beklettiğin kapının önünde bu kez sen beklersin. Bir zamanlar görmezden geldiğin acıyı bu kez sen hissedersin. Çünkü hayat, empatiyi bazen yaşayarak öğretir.

Bu yüzden mesele korkudan iyilik yapmak değildir. Mesele vicdanını kaybetmemektir. Kimsenin kalbini kırmadan, ardında kötü bir iz bırakmadan yaşayabilmektir. İnsan bu dünyadan malıyla değil, bıraktığı izlerle geçer. Birinin duası da seni bulur, ahı da…

Hangisini yanında taşımak istediğine ise yalnızca sen karar verirsin. Belki de eskilerin bu sözü bugün hala dilden dile dolaşıyorsa, sebebi çok basittir. Hayat değişse de vicdanın terazisi hiç değişmiyor.