DİLİN KEMİĞİ!
“Belediye otobüsünde dar pantolon giyen yirmili yaşlardaki genç, ahlak elden gidiyor diyen bir gurup kadının tekme tokat saldırısına uğradı. “ Diye başlık atıp haber yapsak yüzlerinizi buruşturup ne kadar absürt bir olay diye eleştiri yaparsınız. Hatta dayak yiyen erkeğin giyimi değil, kadınlar karşısındaki acizliği, erkekliği tartışma konusu yapılır.
Her şey toplum baskısı yüzünden kendinde hep bir eksiklik duyan kadının, güç göstergesi olarak oğlan çocuğu doğurmasıyla başladı. Sağlık için yapılan sünneti dahi düğüne, şölene dönüştürülürken,mahrem yerleri iki yaşına gelmeden amcalara teyzelere sergilenmeye başladı.Babadan sonra evin reisi,hürmet edileni oldu,baş köşelerde oturtuldu.Sevgili yapınca sırtı sıvazlandı,duymayanlara duyuruldu.Eğitimin en önemli boşluklarından saygı,sevgi,anlayış,,,değerlerinden mahrum oğlancık gün geldi evlendirildi.Acımadan karısını aşağıladı,dövdü.Hatta hayvanlar aleminde dahi karşılığı olmayan bir zalimlikle çocuğunun bokunu karısına yedirdi.Sonunda yine aferin alan taraf oldu.Çünkü o bir erkekti.
İlerleyen çağı geri vitesten takip eden bu yaratıkların ne yazık ki soyları azalacağına artmaya devam ediyor ve toplumda tacizci, tecavüzcü, kavgacı olarak yerini almaya devam ediyor.
Halen kırılamayan bir yargı olarak olayların odağındaki kadın olduğunda saldırı ne kadar mübah ve haklılıkmış gibi değer görüyorsa, erkek olunca bir o kadar saçma, aşırı hatta gereksiz gelmeye başlıyor.
Aslında her ikisi de birbirinden farksız bir durum. Önemli olan tolumda yaşamanın gereklerinden insana yaklaşım cinsiyet değil, bakış açısı.Beyinlerdeki müstehcenliğin bastırılamaması.Suç makinesi aykırı bir mahlukun günahı! savunup açık gezen kadınlara saldırması.Artarak devam eden kadına şiddet ve cinayetlerin temel çıkış noktası cehalet ve eğitimsizlik olduğu kabul edilirse eğer hastalılıkla mücadelen ilk adımı da atılmış olur.
“Benim aslan oğlum her istediğini yapar” düşüncesiyle“ benim oğlum efendidir, yapmaz” arasında elli yıl olduğunu da unutmayalım…
GÜNÜN SÖZÜ
Şiddet, yetersiz kimsenin son barınağıdır.
Isaac Asimov
TEBESSÜM
Bir ülkede feministler dünya çapında bir organizasyon düzenlemiş.Burada tecrübelerini birbiri ile paylaşan feministlerden bir İngiliz çıkıp : “Kocama bulaşıkları ben yıkamayacağım “dedim.Bir gün bir değişiklik görmedim.İkinci gün bir değişiklik görmedim .Üçüncü gün bulaşıkları yıkamaya başladı.
Ondan sonra sözü alan Alman feminist :”Bir gün kocam gelince çamaşırları artık ben yıkamayacağım dedim.birinci gün değişiklik görmedim.ikinci gün bir değişiklik görmedim.Üçüncü gün çamaşır yıkamaya başladı.”
Sıra geldi bizim Türk Fadime’ye :”Bir gün kocama artık ben temizlik yapmayacağım dedim.Birinci gün bir değişiklik görmedim.ikinci gün bir değişiklik görmedim. Üçüncü gün yavaş yavaş görmeye başladım.”