Bir şey ters gitti mi gidiyor deriz ya şimdi tam olarak oradayız. Lâkin biliriz ki her kışın bir baharı da vardır. Bu kış bir an önce geçmeli. Bu kış öyle mevsim zamanı geçişiyle değil bizim çizdiğimiz yollarla geçirilecek bir kış. Bunu da ancak doğru hamlelerle yapabiliriz. Tabii ki bazen de şansızlıklar olabiliyor. Hele bir de futbol hakemlerimiz var ki deme gitsin..
Evinde yenilmeyen tek takım olan serimizin bitişi üzücü oldu tabiî ki.. hele de baskı dolu oynadığımız ve maalasef ki şansızlıklarımızın da olduğu böylesine bir maçı kaybetmek hepimizi üzdü. Direkten dönen Dicko’nun şutu, Muslera’nın kalesinde devleşmesi gibi şansımızın birazcık da olsa yanımızda olmayışı maalesef bizi mağlup duruma getirdi. Hadi şanssızlıktı falan teselli oluruz da bu hakemlere ne demeli? İlk yarının uzatmalarına doğru baskı kurmuşuz dönen topu tekrar kazanmış atağa çıkarken Mete efendimiz atağı kesip oyunu durduruyor. Neymiş efendim yerde oyuncu varmış. Bence gidip biraz İngiltere ligini izleyin, faydası olacaktır eminim.. Sonra 51.dakikada Onyekuru ofsaytta olduğu için yardımcı hakem kaldırıyor bayrağı bravo, hoca iyi yakaladı derken vardan gol veriliyor. Neymiş efendim çizgiymiş. o çizgiyi bir Fenerbahçe bir Beşiktaş maçında çekebilir misiniz acaba? Siz en iyisi o çizgiyi gidin de vicdanınıza çekin. Bir takımın kaderiyle oynuyorsunuz ya yazıklar olsun…
Muhammed’in eksiliğini oldukça hissettik. Dicko bir o yana bir bu yana ama hep yalnızdı. Kornerden gelen ortaya Jefferson çok güzel kafa vuruşu yapsa da Saracci orada yerinde müdahale ederek önledi beraberlik golünü… 57. Dakikada Güray gibi bir sol ayağın ıskalaması da ah ah dedirtti. 63’de Olkowski kanattan ne güzel bindirdi de Oğuz oraya bir pas bırakamadı. Zaten Oğuz'dan böyle bir şey beklememiştim. Aksini yapıp da yüzümü kara çıkarmadı. Mirallas’ın ceza alanına pasında Maxim öyle güzel vurdu ki hepimiz gol diye heyecanlanırken Muslera kedi gibi uzandı çeldi topu kornere. Hakkını yememek lazım biz Galatasaray’a yenilmedik, Muslera'yı yenemedik.
Hocamız çok yeni, yavaş yavaş alışıyor takıma. Ben inanıyorum ki iyi işler yapacak. Lâkin bir an önce takımı ve oyuncuları tanıyıp yabancılığını atmalı. Hocamıza birkaç önerim olacak. Mesela Bilal’i sahaya sürene kadar Cenk Enver ŞAHİN’i neden kullanmıyorsunuz ? Çocuk her oyuna girdiğinde takımı hareketlendiriyor. Sürekli pozisyonların içinde. Hatta yedek yerine ilk on birde bile görev alabilir. Üstelik Maxim yanlış yerde oynatılıyor. Serbest olmalı ve forvet arkasında destek vererek takımın hucümuna daha da güzellik katacaktır. Ayrıca hocamızın ofsayt taktiğindeki ısrarı ne için? Galatasaray baskı kurmuş ve sürekli ofsayt taktiği uygulanıyor. Bu büyük riskti ve 2. Golü de böyle yiyerek skoru tayin etmiş gibi bala kaymak sürdük. Bu kadar hücum yapan bir takıma ofsayt taktiğinde ısrarcı olunmamalı…
Takımda kadro darlığı çok net ortada. Maçlar sık aralıklarla oynanıyor. Zorlu bir süreç olacak ve bu kadroyla işimiz zor. Oyuna müdahele edilecek çok az sayıda oyuncumuz var. Takıma yeni transfer olan Ertuğrul öyle umuyorum ki sol kanat açığını kapatacaktır. Peki sağ kanat için ne düşünülüyor acaba? Sağ kanatın Oğuz'la olmayacağı çok net. Umarım transfer sezonu kapanmadan çözüm bulunur. Ayrıca stoper ve bir forvet alınmalı. Yerinde yapılacak takviyelerle uefa’yı rahatça oynayabilecek güçte bir takımız. Şimdiden rakip takımların korkulu rüyası olmaya başladı Antep deplasmanı…Futbolu yakınen takip eden ve çok iyi bir Galatasaray taraftarı olan bir aile dostumuz Burcu YAVUZ bile”Antep deplasmanını geçtik ya şükürler olsun”demesi bile bunu gösteriyor. Keza Fatih TERİM'de maç sonunda buna dair açıklamalarda bulundu Osama Rashid’in cv’sine baktığımız zaman çok da fena gözükmeyen bir geçmişi var. Takıma verimli olacağını düşünüyorum tabii ki bunu hep birlikte göreceğiz.
Şimdi yapılan hatalardan ders çıkarıp ayağa kalkma zamanı. Önümüzde Karamgümrük maçı var. Kolay maç olmayacak gibi sözlere gerek duymuyorum. Çünkü ligde kolay maç yok. İyi olan, akıllı oynayan, doğru hamle yapan her takım kazanır. Hatayspor’un son şampiyon Başakşehir’e 5 tane atması gibi…Karagümrük maçıyla galibiyetlerimize başlayalım, uefa’ya şöyle bir göz kırpalım da tribünler açılsa diye heyecanla bekleyen taraftarlarımızın heyecanına heyecan, mutluluğuna mutluluk katalım…
Musmutlu haftalar diliyorum..