İşte tam da bu yüzden artık sadece beton konuşmamalıyız. Yeniden ayağa kalkmanın yalnızca binalarla değil; bilimle, ve vizyonla mümkün olduğunu da hatırlamalı ve en çok bunu dile getirmeliyiz...Deprem sonrası yeniden yapılanmanın en kritik unsuru yalnızca inşaat değil, bilimsel altyapıdır.
Gaziantep Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nde 8 yıl görev yapmış biri olarak, bölgenin bilimsel potansiyelini yakından görme fırsatım oldu. Bu coğrafyada; doğru yönlendirilirse büyük bir üretim, araştırma ve gelişim gücü de var. Bu nedenle Doğu Anadolu Fay Hattı için önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Belki ilk bakışta ,nasıl olur?” diye düşünenler olabilir. Oysa tam da bu bölgede bir rasathane olmalı
Nurdağ Olabilir mi?
Nurdağı ve çevresi aktif fay hatları üzerinde yer almaktadır. Bu gerçek, bölgeyi riskli kılmakla birlikte bilimsel açıdan son derece önemli bir konuma da taşımaktadır. Yerel bir deprem rasathanesi; sismik hareketlerin daha hızlı ve hassas biçimde izlenmesini, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesini, zemin araştırmalarının derinleştirilmesini ve afet bilincinin artırılmasını sağlayacaktır.
Elbistan ve Nurhak Dağları Zirveleri Olabilir mi?
Çevrede Şar Dağı, Maraş_Ahır Dağı gibi daha yüksek zirveler var; rasathane buralara taşınırsa potansiyel artar..Ama her koşulda;
Doğu Anadolu Fay Hattı riski nedeniyle ,detaylı deprem etüt zorunludur.
Bilimsel Lider Kimler Olabilir?
İlk aklıma gelen ve depremden iki yıl önce özellikle bu noktadaki deprem riskini dile getiren bu projenin öncülüğünü Prof. Dr. Ali Fırat Çabalar hocamız yapabilir.. Gaziantep Üniversitesi Geoteknik Mühendisliği bölümünde Profesör olan Çabalar, deprem bölgesinin zemin yapısını ve mühendislik gerçeklerini en iyi bilen isimlerden biridir. Hatırladığım kadarıyla bu oluşumu isteyen ve konuşmalarında defaatle dile getiren bir akademisyen..Hem köken olarak bölgemizin insanı olması ve bölgeyi çok iyi tanıması,Stanford/Elsevier “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde Türkiye’de ilk 500 içerisinde, 234. sırada yer alması da akademik birikiminin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü göstermektedir...“
Ancak Hocamızında ilk etapta bu konuda kapsamlı bilimsel bir çalıştay yapması gerektiğini düşünüyorum..
Bu satırlar yazılırken, adı zikredilen kıymetli hocamızın yazıdan haberdar olmadığı hususunu da özellikle ifade etmek isterim; metin, bütünüyle şahsi gözlem ve kanaatlerimin bir yansımasıdır..
Bu oluşum yapılabilir mi?
Kurumsal iş birliği ile elbette mümkün.
TÜBİTAK, AFAD, üniversiteler ve uluslararası araştırma kuruluşlarının iş birliğiyle böyle bir merkez rahatlıkla hayata geçirilebilir. Tecrübelerimden de biliyorum ki doğru kurgulanan projeler, hem kamu hem akademi hem de sanayi tarafından güçlü şekilde desteklenmektedir.
Sonuç
Yerel yönetimler, Bakanlıklar ve Gaziantep Üniversitesi bu çağrıyı, gündeme almalıdır.
Gerekli duyarlılığın göstereceğine de kanaatim tamdır.