‘’Dünle bugün arasında kavga çıkarsa yarın kaybeder’’ sözü tam da bunu anlatıyor aslında. İnsan geçmişiyle kavga etmeye başladığında bugünü de zehirler, geleceğini de. Sürekli eski defter açan, her tartışmada dünün hesabını çıkaran insanlar yarına güven bırakmaz. Çünkü sevginin olduğu yerde bazen unutmak gerekir. Her şeyi hafızada diri tutarak ilişki yürümüyor. Bazı kırgınlıklar konuşulup kapanmalı; mezar gibi sürekli açılmamalı.
İnsan bazen haklı olmaktan çok huzurlu olmayı seçmeli. Çünkü her tartışmada ‘’ben haklıyım’’ diye bağırırken, karşı tarafın içindeki sevgiyi sessizce öldürebilirsiniz. Kalpler yüksek sesle değil, yorgunlukla uzaklaşır. Ve çoğu ilişki büyük ihanetten değil; küçük küçük biriken savaşlardan biter.
Bugün bir cümleyle kırdığınız insan, yarın size susarak uzaklaşabilir. Çünkü bazı insanlar gitmeden önce kavga etmez. Yorulur. İçinden çekilir. Ve tehlikeli mesafe kilometre değil, aynı odada hissedilen soğukluktur.
Geçmişle sürekli yumruklaşan insanlar geleceği kucaklayamaz. Dünün öfkesiyle bugünü yaşarsanız, yarın size küser. Çünkü hayat sürekli hesaplaşmak için fazla kısa, kaybetmek için fazla değerli.
Bazen insanın yapabileceği en olgun şey şudur: Haklı olduğu halde büyütmemek, canı yandığı halde kırmamayı seçmek. Ve sevgiyi, egonun önüne koyabilmek.
Çünkü bazı savaşların galibi olmaz. Sadece kaybeden yarınlar olur.