DUVAR DELİĞİ!

Hani denir ya:

“Eldeki (bir başkasındaki) yara duvar deliği” diye.

Şimdilere de 65 yaş üstü-20 yaş altı insancıklar bu durumda…

Evet…

Bu korana virüsü denilen belayla ön saflarda çarpışan, mücadele eden mücahit-bilim insanlarımızın…

Bu belayla mücadelede başarının sağlanması için öngördükleri yasakların, tedbirlerin uygulamasındaki ısrarlarında yerden göğe kadar haklılar. Ve bizler bu kurallara harfiyen uymak zorunda olduğumuzu da artık kabullenmek zorunda olduğumuzu kabullenelim…

Talimatlarınız başla göz üstüne diyelim.

Bilemiyorum 83-84 milyonlu ülkemizde tedbirlere yüz de yüz uyuluyor mu? – sanmıyorum – ama yinede uyuluyor, olmalı ki, diğer ülkelere göre bayağı farklı bir kulvardayız.

Bu virüs belasıyla, ülke olarak vuruşmaya başladığımızdan bu yana geri cephede vuruşan 65 yaş üstü cengâverlerin, vuruştukları cephede ki; (yaşamak zorunda bırakıldıkları, dört duvar arası) ahvallerine bir bakılsa…

Kimilerinin, vuruştukları virüsün hain saldırısı neticesinde hayatlarını kayıp ettikleri…

Kimilerinin, yıllardan beri bir arkadaşlık havası içinde yaşamlarını sürdürdükleri kronik hastalıklarının yasaklara(!) dayanamayarak hayatlarını kayıp ettikleri görilecek!…

Ben de 65 yaşı üstü bir mücahidim. Verilen talimatları, hatta fazlasını kendim ve etrafımdakilere dayatıyor, yaptırıyor, yapıyorum.

Belki şöyle bir yüzde hesabıyla olayı gözlemlersek kurallara uymayan ya yüz de bir, ya yüzde ikidir.

O halde:

Geri cephede bu virüs belasıyla çarpışan 65 yaş ve üstü savacılara;  onlara özel kimi kurallarla, mesela: (Evden maskesiz, eldivensiz çıkmamak, karşılaştıkları ahbaplarıyla sarmaş-dolaş olmamak, verilen süreyi aşmamak…  Evlerine döndüklerinde ellerini yüzlerin dikkatlice yıkadıktan sonra koltuklarına oturmaları şartıyla)

Evine yakın parkta, evine yakın camii avlusunda, sokaklarda konulan kurallara uyulması kaydıyla gezmelerine…

İzin verilse…

Uyulmadığı takdirde de acımasızca ağır cezalarla cezalandırılsa…   

20 yaş ve altındaki gençler, delikanlılar…

İddia ediyorum, bu genç insanların kurallara, 65 yaş ve üstü insanlar kadar uymaları mümkün değil, çünkü aynı dönemi bizlerde yaşadık!

Beyinlerindeki gençlik fırtınası, damarlarında fokur fokur kaynayan kanları…

Ancak…

Bunların çalışmak mecburiyetinde olanlarına zaten şartı izin verilmiştir, sanıyorum?…

Diğerleri ise öğrencidir ki; geri kaldıkları dersleri hatmetmeleri için bundan iyi fırsat olmaz – tabi kulaklarına küpe olan telefondan, bilgisayar oyunlarından kurtulur, vakit bulurlarsa? – oturup derslerine bakarlar.

Normal günlerde sırf biraz fazla yürümek için bir gazete almayı kendi kendine bahane ederek…

Alacağı gazeteyi hemen evini karşısındaki marketten değil de ta köşe başındaki bakkaldan alan bir emekli için, vuruştuğu virüs belası yüzünden eve kapatılması…

Evet, ön cephelerde vuruşan savaşan bu savaşı yöneten sayın yönetici mücahitler…

Birazda geri cephede bu virüs belasıyla vuruşan babayiğitlere yönünüzü çevirin, onların ahvallerine bir bakın…

Ülkeme ve İslam âlemine, mübarek Ramazan ayının hayırlara vesile olmasın diliyorum…