Eğitim Sendikalarının 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Değerlendirmeleri-V-

-Fatih Projesi Seçim Yatırımı Olarak Kaldı

2010 yılında gösterişli bir törenle kamuoyuna tanıtılan Fatih Projesi başlamadan bitmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı projenin 2014’te tamamlanacağını belirtmesine rağmen hiçbir ilerleme kaydedilememiştir. AKP iktidarı 2013’te tüm okulların tablet bilgisayarlara kavuşacağını açıklamasına rağmen, toplam öğrencilerin % 0,3’üne, lise öğrencilerinin % 1,6’sına, liselerde çalışan öğretmenlerin ise sadece % 3,17’sine tablet ulaştırılmıştır.

-Derslik İhtiyacı Giderilmemiştir

4+4+4 eğitim modeli nedeniyle artan öğrenci sayıları göz önünde bulundurulduğunda; okul öncesi, ilk ve ortaokullarda 31.415, liselerde 69.413 dersliğe gereksinim bulunmaktadır. 2013 yılında 1. sınıfa kayıt yaptıran öğrenci sayısı 2012 yılına göre % 41.23 oranında artmıştır. Öğrenci sayısındaki bu artış oranlarına rağmen derslik sayısında önemli bir artış sağlanamamıştır.

-Birleştirilmiş Sınıflı Okullar

2012-2013 eğitim öğretim yılında da ülkemizin birçok bölgesinde birleştirilmiş sınıf uygulaması yoğun bir şekilde devam etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamayı değiştirmek yerine birleştirilmiş sınıflı eğitim şeklinin faydaları ile ilgili makaleler yayınlayarak kamuoyunu ikna etmeye çalışmıştır. Ülkemizin en büyük kenti olan İstanbul’daki okulların % 28,46’sı halen birleştirilmiş sınıflı eğitim yapmaktadır.

- Serbest Kıyafet

27.11.2012 tarihinde AKP tarafından çıkarılan serbest kıyafet yönetmeliği ile okullarda güvenlik, disiplin ve motivasyon sorunları ortaya çıkmış, türban ilkokullara kadar girmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı hiçbir bilimsel araştırma yapmadan uygulamaya başladığı serbest kıyafet uygulamasının olumsuzluklarını görmezden gelmiştir. Yapılan bilimsel araştırmalar serbest kıyafet uygulamasının öğretmen, veli ve eğitim bilimciler tarafından benimsenmediği sonucunu ortaya koymuştur.

-Bozuk Çıkan Proje Okul Sütü

2011-2012 eğitim öğretim yılının 2 Mayıs tarihinde süt dağıtılmaya başlanmış, Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre günde 800.000 öğrenciye süt ulaştırılamamıştır. Okullarda kalan süt iade alınmamış ve devlet 21 milyon TL zarara uğratılmıştır. 2012-2013 eğitim öğretim yılının 1.dönemi süt dağıtımı planlanamamış, 2.dönem haftada üç gün olarak başlatılmıştır. Süt dağıtımı esnasında yüzlerce öğrenci dağıtılan sütten etkilenmiş ve hastanelerde tedavi altına alınmıştır.

-Yönetici Atama Yönetmeliği, son değişiklik dahil, 2003-2013 yılları arasında toplam 13 kez değiştirilmiştir. Sendikaların da görüşleri alınarak çıkarılan 2010 tarihli yönetmelik Bakanlık tarafından okullarda kadrolaşmanın önünü açmak için, Danıştay kararlarına rağmen tekrar değiştirilmiştir. Bu yönetmelik “Ben istediğimi yönetici yaparım” yönetmeliğidir. Yeni Bakan bu ucube yönetmeliğe bile sahip çıkamamış ancak henüz ortaya yeni bir yönetmelik de koyamamıştır.

-AKP iktidara geldiği günden bu yana üniversitelerin sayısını arttırma projesi uygulamıştır. Üniversite sayısını arttırırken nitelik sorunu ortaya çıkmıştır. Ülkemizin çeşitli illerinde açılan üniversiteler öğretim görevlisinden, fiziksel altyapıdan yoksun bir şekilde eğitim yapmaya çalışmaktadır. Hocası olmayan üniversiteler ortaya çıkmıştır.

AKP iktidarı ile vakıf üniversitelerinin sayısında hızlı bir artış olmuştur. Bu üniversitelerin yapısı incelendiğinde birçoğunun cemaatler tarafından desteklenerek açıldığı görülecektir.

-İktidarda olduğu 11 yıl boyunca eğitimi yap-boz tahtasına döndüren AKP, öğretmen yetiştirme politikasında da hiçbir adım atmamıştır. AKP iktidarı 2002-2012 yılları arasında plansız bir şekilde 26 eğitim fakültesi açmıştır. Bugün ise eğitim fakültelerini toptan kapatmayı planlamakta böylece öğretmen emeğini değersizleştirmenin, öğretmenleri güvencesiz koşullarda çalıştırmanın ve öğretmenleri hak kayıplarına razı etmenin zeminini hazırlamaktadır.

-Eğitim-İş olarak, 4+4+4 12 Yıllık Kesintili Zorunlu Eğitim Yasası gündeme geldiğinde amaçlananları ve ortaya çıkacak sorunları paylaşmıştık. Bugün haklılığımız ortaya çıkmaktadır.

Sendikamız, asıl amacı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini yıpratmak, devrim yasalarını ortadan kaldırmak olan ve bu niyetlerini sahte dindarlık maskesi ardına gizleyen iktidarın, 4+4+4 düzenlemesini topluma ve öğrencilere zorla kabul ettirmesine izin vermeyecektir.

Hiçbir boyutu yeterince konuşulup tartışılmadan, eğitime taraf olan yapılar ve bilim kurumları sürece katılmadan, ülkenin geleceğini akıl, bilim ve sanatın değil, dogma, hurafe ve inançların belirleyeceği  bir toplumsal yapının oluşumuna zemin oluşturacak 4+4+4 düzenlemesi, yetişecek kuşaklara, ülkemize ve ulusumuza daha fazla zarar vermeden kaldırılmalı; zorunlu ve kesintisiz 13 yıllık (1+12) bilimsel, laik ve demokratik bir eğitim yapılması için hızla çalışmalar başlatılmalıdır.

 

Uzunca alıntılar yaptığımız değerlendirmelere baktığımızda, her sendikanın kendi tabanlarının görüşlerini ön plana çıkardığı görülecektir. Böyle olması da gayet doğaldır. Bu değerlendirmelerden, başta Bakanlık olmak üzere bütün eğitim camiasının yararlanacağı kanaatindeyim.