EKONOMİ VE HALKIMIZ
Ekonomimizin darboğazdan geçtiği, yaşanan olaylardan anlaşılıyor. Gerçek enflasyonun yüksek oluşu, nüfusun büyük bir kesiminin zorlukla geçindiği, işsizliğin artmış olması, sanayicilerimizin içerisinde bulundukları zorluklar ve yatırıma yönelmemeleri, bazı para sahiplerinin diğer ülkelerde yatırım yapmış olmaları, bütçenin büyük açık vermesi, tarımın hemen hemen yok olması doğrultuda seyretmesi, zamlar gibi sebepler, ekonominin iyi yolda olmadığının göstergeleridir.
Ülkemiz, büyük bir ülkedir. Kurtuluş Savaşında nasıl başarıya ulaştıksa, ekonominin de iyiye gitmesini sağlayacak güce sahibiz.
Ancak bunu başarabilmek için hukukun adil işlemesi, hükümetin planlar (Sanayi, tarım, eğitim…) yaparak ekonomiye yön vermesi, halkın hükümete yardımcı olması gerek devletin gerekse halkın israftan kaçınması gereklidir ve de şarttır.
Nedense halkımız bir türlü vergi bilincinde olamıyor. Devletin varoluşunun, kendisinin varoluşu olduğunu ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor.
Örneğin, Katma Değer Vergisi “KDV” tam olarak tahsil edilemiyor. Çünkü vatandaşın, belge istemek ve almak, satıcının da belge vermek alışkanlığına gelemediklerini görmekteyiz. Özellikle, birçok perakendeci işyerlerinde müşteriden alınan KDV, belge istenmediği-verilmediği için işyeri sahibinin kasasında kalıyor. Bu gibi perakendeciler, kredi kartı ile ödemelerde mecburen belge “fiş” kesip veriyor. İşin garip tarafı, bazı işyerleri bunu bildikleri için kasiyerin yanında “Kredi kartı geçersizdir” levhası aşmışlardır. Bu apaçık “aldığım KDV, cebime” demek değil midir?
Belge istemek ve vermek alışkanlığını aşılayabilmek için hükümetin üzerinde durması ve bununla ilgili yasalar çıkarması, çareler araması elzemdir. Zira tahmin edilemeyecek kadar KDV kaçırılmaktadır.
Diğer taraftan halkında bilinçli olması önemlidir. “Bana dokunmayan yılan. Bin yaşasın” gibi çirkin bu deyimin, elin tersiyle itilmesi ve ülkenin çıkarları yanında kişi çıkarlarının da düşünülmesi gerekir.
Örneğin; gençlik yıllarımdı. Gazetelerde, Mısır da ekmeğe 5 kuruş zam yapıldığını, halkın karşı çıkması sonucu geri çekildiğini okumuştum.
Günümüzdeki zamlar ortada; hiç sesimiz çıkıyor mu? Üstelik dar gelirlilerin gelirleri artmadığı halde.
Zamları önlemek için, belirli günlerde zam gören malları kullanmama gibi olaylarla karşı konulabilir.
Acaba havanda su mu dövüyorum; ne dersiniz?
Orhan YALKIN